<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471</id><updated>2011-12-22T09:18:17.712-08:00</updated><title type='text'>anne ve bebek</title><subtitle type='html'>Emzirmek bebeğinizi beslemenin doğal yolu , sizin sütünüzde bebeğinizin en ideal besinidir.Anne sütü bebekler için en iyi başlangıcı sağlar.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>43</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-3747065008821804081</id><published>2009-06-07T05:18:00.000-07:00</published><updated>2009-06-07T05:41:14.043-07:00</updated><title type='text'>Hepatit B</title><content type='html'>HEPATİT B halk arasında "sarılık" adı ile bilinen ve karaciğerin iltihabı şeklinde kendini gösteren Hepatit B virüsünün neden olduğu kronikleşebilen , bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır.&lt;br /&gt;Hepatit B nin belirtileri nelerdir ?&lt;br /&gt;Virüs ile temas ettikten yaklaşık 2-6 ay sonra halsizlik , iştah kaybı, bulantı, deride ve göz aklarında sararma , idrar renginde koyulaşma , karın ağrısı belirtiler gözlenir. Bazı vakalarda hiçbir belirti görülmeyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepatit B nasıl bulaşır ?&lt;br /&gt;Hepatit B virüsü , başlıca kan ve vücut sıvılarında (tükürük , idrar, ter, semen, vajinal salgı vb.) bulunur. En yüksek bulaşma riskleri , kanla direkt yada dolaylı  temas, cinsel ilişki ve doğum esnasında kronik Hepatit B hastası anneden bebeğe geçiş şeklindedir. Doğumda bebeğe Hepatit B virüsü bulaşması halinde hastalığın kronikleşme olasılığı çok yüksektir. Diğer yandan Hepatit B virüsünün vücut dışında 7 gün gibi uzun süre canlı kalabilmesi nedeniyle steril olmayan aletlerle yapılan cerrahi müdahele , diş muayene-tedavileri ve sünnet, berber aletlerinin yada kişisel temizlik ve bakım eşyalarının ortak kullanımı , Hepatit B hastalığının bulaşmasında aktif rol oynarlar.Hastalığın bulaşması için derideki ince bir sıyrıktan yada mukoza yüzeyden 0,00004 ml kanın vücuda girmesi yeterli olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepatit B nin riskleri nelerdir ?&lt;br /&gt;Hepatit B , hayati fonksiyonu en önemli organlarımızdan biri karaciğerin iltihabıdır. Hastalığın belirli bir tedavisi yoktur , genellikle hasar bırakmadan kendiliğinden iyileşir. Ancak, bazı kişilerde ise Hepatit B iyileşmez , kronikleşir. Hasta , hiçbir hastalık belirtisi göstermemesine karşın virüs karaciğeri tahrip eder. Vücudun zayıf düştüğü bir dönemde , siroz veya karaciğer kanseri gelişmesine neden olur. Bu nedenle  Hepatit B , ölümcül sayılan bir enfeksiyon hastalığıdır. Ülkemizde kronik hepatit B hastalarının sayısının 5,2 milyon olduğu tahmin edilmektedir. Yaklaşık her 12 kişiden biri nin Hepatit B virüsünü çevresine bulaştırdığı düşünüldüğünde , hastalıktan korunmanın ne denli önem taşıdığıda kolaylıkla anlaşılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepatit B den nasıl Korunulabilir ?&lt;br /&gt;Hepatit B, dolaylı bir temasla her an bulaşabilecek bir hastalık olması mümkün olan en erken yaşta etkin b ir şekilde korunmayı gerektirir. Bugün tek etkin yöntem Hepatit B aşısı olmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepatit B aşısı kimlere ne zaman yapılmalıdır ?&lt;br /&gt;Hastalığı geçirmiş ve kronikleşmeden tamamen iyileşmiş , yada aşılanarak hiç hastalanmadan korunmuş kişilerde Hepatit B ye karşı antikorlar bulunur. Koruyucu antikorların anneden bebeğe geçememesi nedeniyle henüz yeni doğmuş bebeklerin aşılanmaları gerekir. 1. doz doğumda , 2. doz bir ay sonra ve 3. doz doğumdan 6 ay sonra yapılmak üzere toplam 3 doz ile Hepatit B den yaşam boyu korunmak mümkün olabilmektedir. Daha önce aşı olmamamış , ve virüsle temas etmemiş herkes , yine aynı şema ile 3 doz aşı olarak korunabilirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-3747065008821804081?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/3747065008821804081'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/3747065008821804081'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2009/06/hepatit-b.html' title='Hepatit B'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-375611734211036374</id><published>2009-05-23T23:01:00.000-07:00</published><updated>2009-05-23T23:30:54.589-07:00</updated><title type='text'>Hepatit A</title><content type='html'>Hepatit A , halk arasında "bulaşıcı sarılık " adı ile bilinen ve karaciğerin iltihabı şeklinde kendini göstern , Hepatit A virüsün neden olduğu bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELİRTİLERİ NELERDİR ?&lt;br /&gt;Virüs ile temas ettikten yaklaşık 4 hafta sonra ateş, bulantı, kusma, karın ağrısı, diyare, halsizlik gibi belirtiler gözlenir. Bir hafta kadar sonra sarılık başlar.  Sarılık , en kolay şekilde gözlerin beyaz kısmında farkedilir. Bu arada idrarda koyulaşma ve dışkının renginde açılma görülür. Bu belirtiler 3-6 hfta kadar sürdüğü gibi bazı olgularda 6 ay kadar devam edebilir, yada kötüleşerek tekrarlayabilir. Bazı küçük çocuklar Hepatit A yı bu belirtilerin hiçbiri görülmeden geçirebilirler. Ancak hepatit A ile daha ileri yaşlarda karşılaşılan bir bireyde belirtilen şiddeti ve hastalığın ciddiyeti yüksektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NASIL BULAŞIR ?&lt;br /&gt;Hepatit A virüsü , hastalığı geçiren kişinin dışkısında yoğun olarak bulunun , BU dışkının temizlik ve sanitasyon koşulları iyi olmayan ortamlarda yiyecek ve içeceklere , hatta su şebekelerine karışması ve diğer kişiler tarafından tüketilmesi sonucu virüs kolayca bulaşabilir.Hijyenik olmayan şartlarda üretilmiş hazır gıdaların veya iyi yıkanmamış meyve ve sebzelerin tüketilmesi , yeterince temiz olmayan yüzme havuzlarının kullanılması ve çocuların toplu bulundukları kreş ve okullar, Hepatit A nın yayılması için uygun birer yoldur.Virüsü alan kişiler , hastalanmadan 2 hafta öncesi ve belirtilerin başlamasından 1 hafta sonrasına kadar hastalığı bulaştırırlar. Belirti göstermeden hastalığı geçiren küçük çocuklarda bulaşmada sessiz birer kaynak konumundadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HEPATİT A NIN RİSKLERİ NELERDİR ?&lt;br /&gt;Hepatit A , hayati fonksiyonu en önemli organlarımızdan biri olan karaciğerin iltihabıdır. Hastalığın belirli tedavisi yoktur, normal şartlar altında hasar bırakmadan kendiliğinden iyileşir. Ancak , bazı kişilerde yoğun hastane tedavisi gerektiren karaciğer yetmezliğine , hatta ölüme yol açabilir. Küçük bir çocuk hastalığı belirtisiz geçirse dahi , farkında olmadan virüsü çevresindeki bu hastalıktan daha ağır etkilenebilecek bireylere bulaştırabilir. Kronik akciğer hastalığı bulunan çocukların Hepatit A geçirmeleri halinde hastalık çok daha ciddi seyreder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NASIL KORUNULABİLİR ?&lt;br /&gt;Hepatit A , temizlik ve sanitasyon koşulları yetersiz ortamlarda hızlı yayılır. Ellerin sık yıkanması , bulaşma olasılığı bulunan besinlerin çok iyi yıkanması , pişirilmesi , suların kaynatılması gibi genel hijyenik önlemler bulaşma riskini azaltsada tamamen engelleyemez. Bugün hepatit A hastalığından tam korunmanın en etkii ve güvenilir yolu Hepatit A aşısı olmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HEPATİT A AŞISI KİMLERE , NEZAMAN YAPILMALIDIR ?    &lt;br /&gt;Daha önce Hepatit A geçirmiş olan kişiler bu hastalığa karşı bağışıklık kazanmışlardır. Ancak henüz geçirmeyenler , her an virüsle temas riski taşırlar. Çocukların hijyenik önlemleri çok iyi bilmemeleri nedeniyle risk bu dönemde yüksektir. Dolayısıyla 2 yaşını bitiren çocuklar öncelikli olmak üzere daha önce hastalanmamış herkesin Hepatit A aşısı olması önerilir. Aşı 1. doz ve 6 ay sonra 2. doz şekilnde toplam 2 doz uygulanır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-375611734211036374?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/375611734211036374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/375611734211036374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2009/05/hepatit.html' title='Hepatit A'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-3481315151960572960</id><published>2009-04-11T23:35:00.000-07:00</published><updated>2009-04-12T00:06:54.057-07:00</updated><title type='text'>SU ÇİÇEĞİ</title><content type='html'>SU ÇİÇEĞİ içi sıvı dolu döküntülerle kendini gösteren , varisella virüsünün neden olduğu bulasıcı bir enfeksiyon hastalığıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELİRTİLERİ NELERDİR ?&lt;br /&gt;Belirtiler , virüs ile temas ettikten 14-16 gün sonra bas ağrısı, ates , karın ağrısı , ve halsizlik seklinde baslar. 1-2 gün sonra öncelikle kafa derisinde , yüz ve gövdenin üst kısımlarında , daha sonra kol ve bacaklarda döküntüler görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NASIL BULAŞIR?&lt;br /&gt;İnsandan insana soluma , öksürme , hapşırma, döküntülerle temas etme yoluyla bulaşır. Su çiçeği son derece bulaşıcı bir hastalık olduğu için çocukların kreş , okul gibi toplu bulundukları ortamlarda çok kolay yayılır. Döküntülerin ortaya çıkmasının 2 gün öncesi ile 4-5 gün sonrası arasında hastalık bulaşıcı safhadadır. Hastalığın döküntüler görülmeden öncede bulaşıcı olması nedeniyle , çok hızlı bulaşır. Su çiçeği çıkarmış bir çocukla karşılaşmış kişilere 3-5 gün içinde aşı yapılırsa hastalık engellenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NASIL KORUNULABİLİR?&lt;br /&gt;Su çiçeğini geçirmiş olanlar bu hastalığa bir daha yakalanmazlar. Ancak hastalığın sorunsuz atlatılması garanti edilemiyeceğinden dolayı ideal olanı korunma, yani aşı olmaktır. Aşı bu hastalığa karşı vücutta oluşturduğu antikorlarla bağışıklık sağlar. Aşı sayesinde hastalığın geçirilmesi engellenerek : &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*ciltteki yara izlerinin oluşumu önlenmiş olur.&lt;br /&gt;*hayati tehlike yaratabilen komplkasyon riski ortadan kaldırılır.&lt;br /&gt;*çocuğun okula devamsızlığı ve onunla ilgilenecek anne işe devamsızlığı önlenmiş olur.&lt;br /&gt;*semptomatik ilaçların getireceği maddi yük ortadan kaldırılır.&lt;br /&gt;*çocuğun ve anne-babanın hissedeceği endişe , sıkıntı , huzursuzluk önlenir.&lt;br /&gt;*ileri yaslarda görülebilen zona hastalığı olasılığı azaltılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SU ÇİÇEĞİ AŞISI KİME NE ZAMAN YAPILIR ?&lt;br /&gt;Su çiçeği aşısı, 1 yaşından büyük ve daha önce su çiçeği geçirmemiş tüm çocuklara tek doz olarak uygulanabilir.Çocuğunuz su çiçeği geçirmemişse kreş veya okula başlarken mutlaka aşılanmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-3481315151960572960?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/3481315151960572960'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/3481315151960572960'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2009/04/su-cicegi.html' title='SU ÇİÇEĞİ'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-5590902977505762366</id><published>2009-03-08T07:43:00.000-07:00</published><updated>2009-03-08T08:18:21.019-07:00</updated><title type='text'>Bebeğe ilk aşı anneden..</title><content type='html'>sindirim sistemindeki bağışıklığı sağlayan ilk anne sütü, bebekleri kalın bağırsak kanserinden koruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi başkanı Prof. Dr. Murat TUNCER , sezeryanla doğan bebeklere anne sütü yerine mama verilmesinin , çocukların , kalın bağırsak kanserinden korunmasını sağlayan kolostrumu alamamasına neden olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;     Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Daire Başkanlığı , Tıbbi Onkoloji Derneği Ve Alman Merck Serono işbirliği ile başlatılan  " Kolon Kanseri Bilinçlendirme Kampanyası " nda konusan Murat TUNCER kolon kanserinin türkiyede yükselişte olduğunu ifade ederek  "sindirim sistemi kanserlerindeki ilk riski yeni doğanda veriyoruz bebeklere. Annenin sütü gelmiyor diye , sezeryandan sonra bebeğe mama veriliyor , kolostrum canlı bir doku ve ilk emzirme de hayat boyu onu sindirim sistemi kanserlerinden koruyacak bir doku veriyoruz" dedi. bebeklerde kolik olarak bilinen karın ağrısını gidermek için kullanılan bitkisel ilaçların zararınada değinen Tuncer , sunları söyledi: " Kolik için piyasada inanılmaz ilaçlar var. İlaçları herkes elde edebiliyor. Bu ilaçları verdiğiniz zaman , öncelikle çocukların karın ağrısının altında ne var bu atlanıyor. Uzun vadede ise sindirim sistemi kanserinin riskleri veriliyor" dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-5590902977505762366?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/5590902977505762366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/5590902977505762366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2009/03/bebege-il-as-anneden.html' title='Bebeğe ilk aşı anneden..'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-2268022293845493886</id><published>2009-02-08T01:25:00.000-08:00</published><updated>2009-02-08T01:26:39.845-08:00</updated><title type='text'>Emzirme Kanserden Korur</title><content type='html'>İlk kez 1700'lü yıllarda hiç çocuk sahibi olmayan rahibelerde meme kanserinin daha fazla görüldüğünün saptanması bu hastalık ile doğum ve emzirme arasında bir ilişki olabileceği fikrinin doğmasına neden olmuştur. Zaman içerisinde yapılan pekçok çalışma bu ilk gözlemin gerçek olduğunu ortaya koymuştur. Emzirme kadının meme kanserine yakalanma riskini azaltmaktadır ancak bu etkinin nasıl ortaya çıktığı bilinmemektedir. İleri sürülen mekanizmalardan birisi emzirme süresince ortaya çıkan düşük östrojen hormonu seviyelerinin bu koruyucu etkideki en önemli faktör olduğudur. Bir başka tez ise meme hücrelerinde süt üretimi sırasında meydana gelen moleküler değişikliklerin bu hücreleri kanser gelişimine karşı daha dirençli hale getirdiğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yıl sadece Amerika Birleşik Devletlerinde 40.000'den fazla kadın meme kanseri nedeni ile hayatını kaybetmektedir. Tüm dünya göz önüne alındığında bu sayının 1.5 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. Meme kanseri gelişmiş ülkelerde daha sık görülürken geri kalmış ya da gelişmekte olan toplumlarda ise daha seyrektir. Bu farklılığın temel nedeni kadınların dünyaya getirdiği çocuk sayısı ve toplam emzirme süresidir. Çeşitli zamanlarda yapılan ve toplam 50.302 meme kanserli ve 96.973 meme kanseri olmayan kadının incelendiği 47 çalışmanın sonuçlarını bir arada değerlendiren yeni bir araştırmada bir kadının emzirdiği her 12 ay için meme kanserine yakalanma riskinde yüzde 4.3'lük bir azalma olduğu ayrıca emzirme süresinden bağımsız olarak her doğumun bu riskte yüzde 7'lik ek bir azalma sağladığı ortaya konmuştur. İlk bakışta yüzde 4.3 az gibi görünse de annelerin bebeklerini 6 ay daha fazla emzirmeleri sonucu her yıl sadece İngiltere'de görülen meme kanseri sayısında 1.000 civarında azalma olmasını beklemek aslında oranın ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelişmiş ülkelerde anneler bebeklerini ortalama 3 ay civarında emzirmektedirler. Geri kalmış ülkelerde ise anne sütünün bedava olması nedeni ile bu süre çok daha uzundur. Hem emzirme süresinin uzunluğu hem de çocuk sayısının fazlalığı nedeni ile gelişmekte olan ya da geri kalmış ülkelerdeki kadınlar yaşamlarının toplam 10 yıldan fazlasını emzirerek geçirmekteyken gelişmiş ülkelerde bu süre 8 ay civarındadır. Bu nedenle gelişmiş bir ülkede yaşayan bir kadının 70 yaşına kadar meme kanserine yakalanma olasılığı yüzde 6.3 iken, geri kalmış ülkelerde bu risk yüzde 2.7'ye inmektedir. Azalma menopoz öncesi görülen meme kanserlerinde daha belirginken menopozdan sonra ortaya çıkan meme kanseri sıklığında bu derece belirgin bir azalma yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu veriler kesinlikle çok sayıda çocuk doğurun anlamını içermemektedir. Fazla sayıda doğumun genel kadın ve toplum sağlığı üzerinde çok olumsuz etkileri vardır ve asla önerilmemektedir ancak emzirmenin meme kanseri açısından ne derece önemli olduğunu ortaya koyması yönünden çok anlamlıdır. Bu nedenle dünyadaki gönüllü sağlık kuruluşları annelerin bebeklerini 2 yıla kadar emzirmeye devam etmelerini önermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emzirmenin olumlu yönde etkilediği bir başka kanser türü de over yani yumurtalık kanseridir. Over kanseri çok sinsi seyreden ve son dönemlerine kadar belirti vermeyen bir kanserdir. Yapılan araştırmalarda 30 yaşından önce doğum yapan ve bir yıl ya da daha fazla süreyle bebeğini emziren kadınların over kanserine yakalanma riskinde belirgin bir azalma olduğunu ortaya koymuştur. Hamilelik ve emzirmenin her ikisi de yumurtlamayı baskıladığı için bu organın kanserilerinde azalmaya neden olur. Bu etki doğum kontrol haplarının yumurtalık kanserini azaltıcı etkisi ile aynı mekanizma sonucu ortaya çıkar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak: Amerikan Hastanesi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-2268022293845493886?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/2268022293845493886'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/2268022293845493886'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2009/02/emzirme-kanserden-korur.html' title='Emzirme Kanserden Korur'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-1353121721688638125</id><published>2009-02-01T05:33:00.000-08:00</published><updated>2009-02-01T05:43:17.061-08:00</updated><title type='text'>Bebeğe Banyo Yaptırılması</title><content type='html'>Bebeğinizi kucağınıza aldığınızda cildinin krem gibi bir madde ile kaplı olduğunu hissedeceksiniz. Bu madde bebeğin vücudunu dış etkenlere karşı korur.Doğumdan sonra bebeğin hemen yıkanması bu maddenin kaybolmasına neden olur. Ayrıca yakamak bebeğin göbeğinin düşmesini geciktirebileceği gibi doğru yıkanmadığı takdirde bebeğin iltihap kapmasına da neden olabilir. Bu nedenle bebeğinizi göbek düşene kadar yıkamamanız tavsiye edilir.Bu döneme kadar bebeğinizin temizliğini vücudunu günlük silerek yapabilirsiniz. ancak bebeğinizin vucudu çok hassas olduğu için silme işleminde zararlı kimyasallar bulunan alkol içeren hazır islak mendilleri kullanmayınız. temizlik için nemli bir bez yeterli olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     bebeğe banyo yaptırmak için en uygun zaman yatma saati dir. Bu saatte yaptırılan banyo bebeğin rahatlayıp gevşemesine ve rahat uyumasına neden olur. banyo yaptırılırken bebeğinizin vucudunu da gözlemlemeyi unutmayınız. banyo sırasında bebeğinizin vücudundaki kızarıklık ve benzeri değişiklikleride kontrol etme sansınız olacaktır. bebeğinizin üşümemesi için oda sıcaklığına özellikle dikat edilmesi gerekmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-1353121721688638125?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/1353121721688638125'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/1353121721688638125'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2009/02/bebege-banyo-yaptrlmas.html' title='Bebeğe Banyo Yaptırılması'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-7572039837117123816</id><published>2009-01-11T01:56:00.000-08:00</published><updated>2009-01-11T02:35:04.973-08:00</updated><title type='text'>Yeni Doğan Sarılığı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SWnLAxFCI8I/AAAAAAAAArA/Ve81R4dwiT0/s1600-h/bilibed.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 287px; height: 193px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SWnLAxFCI8I/AAAAAAAAArA/Ve81R4dwiT0/s320/bilibed.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289982451358245826" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br&gt;&lt;p&gt;sarılık yenidoğan bebeklerde sık karşılaşılan bir durumdur. Zamanında doğan ve ağırlığı normal olarak kabul edilen bebeklerin  %50 si , erken doğanların veya vücut ağırlığı az olarak kabul edilen bebeklerin %90 ı sarılık geçirebilir. Yenidoğanda görülen her sarılık bir hastalığı veya riskli bir durumun varılığını göstermez. &lt;br /&gt;       &lt;br&gt;Normal kabul edilen ve tedavi gerektirmeyen sarılıklar doğamdan hemen sonra ortaya çıkmaz, ani artışlar göstermez, 10 günden fazla sürmez. bebeklerin gövdeleri ve yüzleri sararır ancak kollar ve bacaklar sararmaz. bebek gayet hareketli ve rahattır.Bebeğin tek basına annesini emebilmesi rahatlıkla besenebilmesi sarılığın tehlikeli ve tedavi gerektirecek bir düzeye ulasmasını engeller. &lt;br /&gt;       &lt;br&gt;&lt;p&gt;Sarılığın riskli olabileceği belirtiler ise ; &lt;br /&gt;    doğumdan hemen sonra ortaya çıkarsa , sarılık ani olarak yükseliyorsa, kanda uyuşmazlık varsa, sarılık 10-15 gündür devam ediyorsa ,bebek çok uyuyor , emmekte zorlanıyor, erken doğmuş veya düşük doğum ağırlıklı olmuş ise bebeğin cildi sarı-yeşil benzeri bir renk ise mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekir.&lt;br /&gt;        &lt;br&gt;&lt;p&gt;Sarılığın tedavisi ise; &lt;br /&gt;   doktora başvurduğunda öncelikli olarak kanda sarılığa neden olan ve bilirubinin türü ve oranı bebeğin topuğundan alınacak kanla belirlenir. sarılığın nedeni ekstra incelemelerle kesinleştirilir. uygulanacak tedavi sarılığın düzeyine , artış hızına bebeğin ağırlığına ve nedenine bağlı olarak değişir. bu dönemde bebeğe verilen özel mavi ışık (fototerapi), ilaç tedavisiye  veya kan değişimiyle tedavisi yapılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-7572039837117123816?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/7572039837117123816'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/7572039837117123816'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2009/01/yeni-doan-sarl.html' title='Yeni Doğan Sarılığı'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SWnLAxFCI8I/AAAAAAAAArA/Ve81R4dwiT0/s72-c/bilibed.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-8294825765010772279</id><published>2008-11-30T02:45:00.000-08:00</published><updated>2008-11-30T03:05:50.326-08:00</updated><title type='text'>Alternatif beslenme yöntemleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/STJy-0215hI/AAAAAAAAAq4/SHnZ7s5Huvs/s1600-h/bre_softcup_s.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 94px; height: 94px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/STJy-0215hI/AAAAAAAAAq4/SHnZ7s5Huvs/s320/bre_softcup_s.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5274404537270396434" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;       Bebeğinizi emziremiyorsanız yada herhangi bir sebeple ek besinlere ihtiyacınız varsa biberonla beslemekten başka yöntemlerde vardır.Biberonla beslenen bebeklerin ruhsal ve zeka gelişimlerinde bile annesini emen bebeklere göre çok gerilerde olduğu tüm otoritelerce kabul edilmektedir.ayrıca biberonla beslenmenin bebeklerde tembellik olması ve anneyi tamamen reddetmesi bile söz konusu. &lt;br /&gt;bu sebeple geliştirilen alternatif beslenme yöntemleri hangi sebeple olursa olsun annesinden uzaklaşan bebeğin tekrar annesine ve yakınlaşmasını emmeye başlamasını sağlar. bu beslenme yöntemleri arasında kaşıkla , kapakla , damlalıkla veya enjektörle bile bebeğinizi beslemeniz mümkün.  ancak bu beslenme yöntemlerini kullanmak pek kolay olmuyor. bu sistemleri kullanabilmeniz için doktor veya emzirme uzmanından destek almanız bile gerekebilir. Ancak ülkemizdede artık kullanımı yaygınlaşan ve kaşık veya kapakla beslenme yöntemine alternatif kullanımı çok kolay , kanserojen madde içermeyen özel bir biberon var. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;medela soft cup&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;. bu biberon anne ile bebek arasındaki yakınlaşmayı hiç bozmadan emzirme dönemindeki her sorunu çözebilecek nitelikte. bu biberon dünyada muadili olmayan bir akış kontrol sistemine , çok kolay kullanıma ve bebeklerin damak yapısına uygun bir sisteme sahip.biberonla ilgili ayrıntılı bilgi için 0 545 747 71 00 numaralı telefonu arayabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-8294825765010772279?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/8294825765010772279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/8294825765010772279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2008/11/alternatif-beslenme-yntemleri.html' title='Alternatif beslenme yöntemleri'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/STJy-0215hI/AAAAAAAAAq4/SHnZ7s5Huvs/s72-c/bre_softcup_s.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-1611272913414805885</id><published>2008-10-19T08:23:00.000-07:00</published><updated>2008-10-19T08:56:42.213-07:00</updated><title type='text'>Kanada da plastik biberon yasaklandı</title><content type='html'>Kanada'da plastik biberon yasaklandı&lt;br /&gt;Kanada hükümeti, plastik biberonların ülke genelinde satışını yasakladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık ve Çevre bakanlıklarının ortak çalışmaları sonucu, plastik biberonların ana maddesi olan kısa adı BPA olan Bisfenol A'nın da zehirli ve tehlikeli maddeler listesine dahil edilmesine karar verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karar, resmi gazetede yayımlanarak dün yürürlüğe girdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkedeki çevreci gruplar da karara destek verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevreci Savunma grubundan Dr. Rick Smith, Bisfenol A'nın, sert plastik su bardakları, yeniden doldurulabilen su bidonları, gıda ürünlerinin paketlenmesinde kullanılan plastik ambalaj malzemeleri ve diş hekimlerinin kullandığı diş dolgu maddeleri başta olmak üzere daha birçok alanda kullanıldığını belirterek, "Bisfenol A'yı zehirli ve tehlikeli kılan şey, onun sıcakla temas ettiğinde kanserojen etki göstermesidir. Bu yüzden hiçbir üründe kullanılmamalıdır. Uygulama bu şekilde genişletilmelidir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayrıntılı bilgi için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://saglikvemedikal.blogspot.com/2008/09/bebeinizi-kanserojen-madde-ieren.html"&gt;&lt;color = #4c6892&gt;BEBEĞİNİZİ KANSEROJEN MADDE İÇEREN BİBERONLARLA BESLEMEYİN.&lt;/color&gt;&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SMzjpN4Kn4I/AAAAAAAAAgk/6hYoZfZ-3FI/s1600-h/bpa+free.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SMzjpN4Kn4I/AAAAAAAAAgk/6hYoZfZ-3FI/s400/bpa+free.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245817963219165058" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiyedede yıllarca bu konuda hizmet veren , anne ve bebek sağlığı ile ilgili kendini sürekli yenileyen ve emzirme çözümleri sunan SÜMER ULUSLARARASI SAN. TİC. A.Ş. MEDELA ürünlerinin türkiyedeki tek temsilcisi.SÜMER A.Ş. den görüştüğümüz satış direktörü CİHAN YILMAZ TAMAM Yasağın en kısa zamanda türkiyedede görüşülüp yürürlüğe girmesini ve bakanlığın bu konuda önlem almasını beklediklerini belirtti. Ayrıca SÜMER A.Ş. nin bu konuda 24 Saat danışma hattı bulunduğunu ve konuyla ilgili bilgi almak isteyenlere ve ürünleri temin etmek isteyenlere bu numaralardan yardımcı olacaklarını ekleyen CİHAN YILMAZ TAMAM ailelere bu konuda destek için ellerinden geleni yapacaklarını belirtti. SÜMER A.Ş. nin iletişim numaraları şöyle ;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;p&gt;&lt;br&gt;ANKARA MERKEZ: 0 312 418 41 29........... 24SAAT:0 533 376 25 35 - 0 555 689 95 15&lt;br /&gt;&lt;br&gt;İSTANBUL ANADOLU:0 216 545 58 42...........  24SAAT:0 533 377 79 17&lt;br /&gt;&lt;br&gt;İSTANBUL AVRUPA :0 212 234 94 71...........  24SAAT:0 533 377 79 17&lt;br /&gt;&lt;br&gt;İZMİR: 0 232 464 44 51.....................  24SAAT:0 555 689 95 14&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-1611272913414805885?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/1611272913414805885'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/1611272913414805885'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2008/10/kanadada-plastik-biberon-yasakland.html' title='Kanada da plastik biberon yasaklandı'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SMzjpN4Kn4I/AAAAAAAAAgk/6hYoZfZ-3FI/s72-c/bpa+free.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-6760644678537602390</id><published>2008-10-02T11:48:00.001-07:00</published><updated>2008-10-02T11:49:06.901-07:00</updated><title type='text'>meme anatomisi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SOUXj1az94I/AAAAAAAAAhc/m8L_dhQyuxg/s1600-h/memeanatomi.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SOUXj1az94I/AAAAAAAAAhc/m8L_dhQyuxg/s320/memeanatomi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5252630444799948674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Süt yapımı için gerekli hormon olan prolaktin,bebeğin emmeye başaması ile birlikte hipofiz ön lobundan salgılanarak kana karışır ve süt yapımını sağlar.Yani bebek ne kadar fazla emerse bir sonraki emzirmede o kadar fazla süt yapılmış olur.Hiçbir şey annenin yemesi,içmesi dinlenmesi dahil süt yapımını bebeğin memeyi emmesi kadar arttıramaz.Prolaktin geceleri daha çok yapılır.Bu hormon anneyi gevşeterek uykusunu getirir.Bu nedenle gece emzirmeleri hem süt yapımını arttırır hem de anne gece emzirse bile iyi dinlenir.&lt;br /&gt;Bebeğin o anda emmekte olduğu süt ise daha önceden yapılmış olan süt olup bebeğin emmeye başlaması ile birlikte hipofiz arka lobundan salgılanan oksitosinin kan yoluyla memeye gidip,daha önceden yapılmış olan sütün alveollerden(süt üreten hücreler) süt kanallarına oradan da süt havuzcuklarına akmasını sağlaması ile gelir.Oksitosin refleksi annenin duygu,düşünce ve algılamalarından etkilenmektedir.Annenin bebeğini görmesi,onunla birlikte olması,dokunması,sesini duyması oksitosin refleksini çalışmasıyla beraber sütün akmasına yardımcı olur.Öte yandan bebeğinden ayrı kalmak,ağrı,endişe,üzüntü ve sütün yetmediğini düşünmek gibi olumsuz duygular bu refleksi baskılayıp sütün akmasını engeller.Bebek bir memeden emmeyi keserse o memede süt yapımı durur.Bebek bir memeden fazla emerse o meme daha fazla süt yapar ve öbüründen daha büyük olur.Annenin yeterli süt yapabilmesi için bebeğin sürekli anneyle birlikte olması,yeterli sıklıkta ve doğru emzirilmesi gerekir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-6760644678537602390?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/6760644678537602390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/6760644678537602390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2008/10/meme-anatomisi.html' title='meme anatomisi'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SOUXj1az94I/AAAAAAAAAhc/m8L_dhQyuxg/s72-c/memeanatomi.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-7481627495044791703</id><published>2008-09-14T03:11:00.000-07:00</published><updated>2008-10-19T08:59:15.355-07:00</updated><title type='text'>BEBEĞİNİZİ KANSEROJEN MADDE İÇEREN BİBERONLARLA BESLEMEYİN....</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SMzjpN4Kn4I/AAAAAAAAAgk/6hYoZfZ-3FI/s1600-h/bpa+free.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SMzjpN4Kn4I/AAAAAAAAAgk/6hYoZfZ-3FI/s400/bpa+free.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245817963219165058" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bisphenol-A  adlı madde polikarbonat  polimerlerinin içine katkı maddesi olarak konulan bir maddedir. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Özellikle şeffaf  olan plastiklerin üretiminde kullanılıyor.Şeffaf plastik deyince aklımıza biberonlar geliyor.&lt;br /&gt;plastik ürünlerde bulunan Bisphenol A(BPA) adlı maddenin ceninler, bebekler ve çocukların beyin ve üreme organlarına zarar verebileceği bildirildi.&lt;br /&gt;Los Angeles Times gazetesinin haberine göre, Ulusal Sağlık Enstitüsüne bağlı Toksikoloji Programı, plastik ürünlerde bulunan bisphenol A(BPA) adlı bir maddenin neredeyse bütün insanların vucudlarında bulunduğunu ve ceninler, bebekler ve çocukların risk altında olabilceklerini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BPA'nın günümüzde endüstride en sık kullanılan maddelerden biri olduğu belirtilirken, bebek maması ve yiyecek ihtiva eden kutularda ve bebeklerin beslenmesi için kullanılan şişelerde de bulunduğu kaydedildi.&lt;br /&gt;sorun şu ki; Bisphenol-A maddesi kullanılarak yapılan bir biberonun veya pet şişenin içindeki sıvıya bu madde karışıyor. örneğin biberonlardaki süte , mamaya yada içtiğimiz suya....&lt;br /&gt;ve geçen miktar ise normalde bir insanın alması gereken miktardan çok çok fazla yaklaşık 1000 kat kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BEBEKLERDE KANSER RİSKİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı bilim insanlarına göre, erken yaşta zararlı maddelere maruz kalmak hormonları bozup, genleri değiştirirken, cenini veya bebeği prostat ve göğüs kanseri, genç kızlarda erken ergenliğe girme, dikkat eksikliği bozuklukları ve diğer üreme ile ilgili ve nörolojik rahatsızlıklara hazırlayabiliyor. &lt;br /&gt;Polikarbonun potansiyel bir hormon bozucu içerdiği (Bisphenol A maddesi) kanserojen bir madde olduğu biliniyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bisphenol A adı verilen  maddenin ,Hayvanlarda yapılan deneyler sonucunda bu maddenin sürekli kullanılması halinde, beyin sağlığı ve üreme sistemini olumsuz etkilediği ortaya çıktı. İnsanlarda bu yönde yapılmış bir çalışma yok, fakat metabolizmalar birbirine benzediği için insanlar açısından da risk taşıyor &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son yıllarda bu konuda bilimsel araştırmalar yapan ve anne ve bebek sağlığı konusunda kendisini sürekli yenileyen &lt;a href="http://www.medela.com/ISBD/breastfeeding/index.php"&gt;&lt;b&gt;MEDELA&lt;/b&gt;&lt;/a&gt; bir ilke imza attı. BPA - FREE  (bpa içermez) sloganıyla üretiği tüm süt sağma cihazlarını , biberonlarını ve süt saklama poşetlerini bu  kimyasal maddeyi içermeden üretmeye başladı.Avrupada bir çok ülke bu malzemeyi içeren ürünleri yasaklamaya başladı bile.&lt;br /&gt;sizde bebeğinizin sağlığı için kanserojen madde içermeyen malzemeler kullanın bebeğinizin sağlığını güvence altına alın.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ayrıntılı bilgi için : 0 555 689 95 15 ---- 0 312 418 41 29&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiyedede yıllarca bu konuda hizmet veren , anne ve bebek sağlığı ile ilgili kendini sürekli yenileyen ve emzirme çözümleri sunan SÜMER ULUSLARARASI SAN. TİC. A.Ş. MEDELA ürünlerinin türkiyedeki tek temsilcisi.SÜMER A.Ş. den görüştüğümüz satış direktörü CİHAN YILMAZ TAMAM Yasağın en kısa zamanda türkiyedede görüşülüp yürürlüğe girmesini ve bakanlığın bu konuda önlem almasını beklediklerini belirtti. Ayrıca SÜMER A.Ş. nin bu konuda 24 Saat danışma hattı bulunduğunu ve konuyla ilgili bilgi almak isteyenlere ve ürünleri temin etmek isteyenlere bu numaralardan yardımcı olacaklarını ekleyen CİHAN YILMAZ TAMAM ailelere bu konuda destek için ellerinden geleni yapacaklarını belirtti. SÜMER A.Ş. nin iletişim numaraları şöyle ;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;p&gt;&lt;br&gt;ANKARA MERKEZ: 0 312 418 41 29........... 24SAAT:0 533 376 25 35 - 0 555 689 95 15&lt;br /&gt;&lt;br&gt;İSTANBUL ANADOLU:0 216 545 58 42...........  24SAAT:0 533 377 79 17&lt;br /&gt;&lt;br&gt;İSTANBUL AVRUPA :0 212 234 94 71...........  24SAAT:0 533 377 79 17&lt;br /&gt;&lt;br&gt;İZMİR: 0 232 464 44 51.....................  24SAAT:0 555 689 95 14&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-7481627495044791703?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/7481627495044791703'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/7481627495044791703'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2008/09/bebeinizi-kanserojen-madde-ieren.html' title='BEBEĞİNİZİ KANSEROJEN MADDE İÇEREN BİBERONLARLA BESLEMEYİN....'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SMzjpN4Kn4I/AAAAAAAAAgk/6hYoZfZ-3FI/s72-c/bpa+free.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-7648282996178254086</id><published>2008-07-27T11:30:00.000-07:00</published><updated>2008-07-27T11:38:37.810-07:00</updated><title type='text'>Yetersiz beslenmenin anlaşılması</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SIzApqFh2NI/AAAAAAAAAWc/YocYm2Co5LY/s1600-h/country_pho_img.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SIzApqFh2NI/AAAAAAAAAWc/YocYm2Co5LY/s400/country_pho_img.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5227765089374951634" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İDRAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne sütünü yeterli alan bebeklerin günde 5-6 kez bez ıslattığı görülür.berrak veya açık sarı idrar çıkarmalıdırlar.Normal olarak ilk 12-24 saat içinde bütün bebekler idrar yaparlar. İlk dönemlerde ürat kristalleri nedeniyle bebek bezinde oluşan öje gibi renkli boya parçalarından tedirgin olmaya gerek yoktur. Ancak bu süreklilik gösteriyorsa ürat kristalleri yetersiz beslenme bulgularıdır ve hekime bildirilmelidir.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DIŞKI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeklerin dışkıları ilk birkaç gün içinde koyu ve yapışkandır. Koyu yeşil renkte olup mekonyum olarak adlandırılır. Mekonyumdan sonra bebeğin dışkısı rengi sıklığı ve yoğunluğu bebeğin beslenmesine göre değişmektedir.Bu süreç uzarsa yetersiz beslenme var demektir. Anne sütü ile beslenen bebekler daha sık , yumuşak, sulu ve altın sarısı renginde dışkı yaparken , mamayla beslenen bebekler daha az , sert ve sarı kahve renkli dışkı yaparlar. Sarı sulu olan dışkılar bebekte ishal olduğu anlamına gelmez. Ancak açık renkli pis kokulu topak halinde suda yüzer biçimde bulunan dışkı varsa doktorla görüşülmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KİLO ARTIŞI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normalde bebekler ilk günlerde ağırlıklarından çok az bir miktar (150-200 gr)kilo kaybederler. bir iki hafta içinde bebek kilo almaya başlar. Emzirme tam olarak oturduktan sonra, bebek günde 15-40 gr alır. Kilo alamayan bebekler ileri değerlendirme ve müdahale gerektirir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-7648282996178254086?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/7648282996178254086'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/7648282996178254086'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2008/07/yetersiz-beslenmenin-anlalmas.html' title='Yetersiz beslenmenin anlaşılması'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SIzApqFh2NI/AAAAAAAAAWc/YocYm2Co5LY/s72-c/country_pho_img.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-6253438163719546137</id><published>2008-07-27T11:12:00.000-07:00</published><updated>2008-07-27T11:26:16.530-07:00</updated><title type='text'>Bebeğin acıkma belirtileri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SIy9vuE6ETI/AAAAAAAAAWM/H2qrnaGto9c/s1600-h/KRISTBFDG%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SIy9vuE6ETI/AAAAAAAAAWM/H2qrnaGto9c/s400/KRISTBFDG%5B1%5D.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5227761894990418226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;     Normal açlık belirtilerinde yeni yeni uyanan bebeklerde İlk belirtiler ellerin ağza götürülmesi, parmakları emme, kol ve bacakların sallanması , huysuzlanma, ve son olarak ısrarlı ağlama olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Geç gelen  açlık belirtilerinde ise ilk belirtiler olarak  aşırı huysuzlanma , kol ve bacakların sallanması ve ağlamayı kapsamaktadır. Acıktığında uyanan ve ses çıkarmadan bekleyen bebeklerde mutlaka büyüme ve gelişimleri açısından risk oranı yüksektir. Bebeğin acıktığını erken fark ederek bebeğinizi beslemeniz en uygun yöntemdir.Aynı zamanda aşırı huzursuzluğu ve ağlamayı önleyerek de erken kilo kaybını en aza indirmiş olursunuz.Aksi takdirde huysuz olana bir bebeğe meme tutturmak ve bebeği emzirmek zorlaşacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-6253438163719546137?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/6253438163719546137'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/6253438163719546137'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2008/07/bebein-ackma-belirtileri.html' title='Bebeğin acıkma belirtileri'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SIy9vuE6ETI/AAAAAAAAAWM/H2qrnaGto9c/s72-c/KRISTBFDG%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-1881600541634968384</id><published>2008-06-19T12:26:00.000-07:00</published><updated>2008-06-19T12:34:48.521-07:00</updated><title type='text'>Bebeğin İdrar ve Dışkısı</title><content type='html'>Normal olarak ilk 12-24 saat içinde bütün bebekler idrar yaparlar. İlk dönemlerde ürat kristalleri nedeniyle bebek bezinde oluşan öje gibi renkli boya parçalarından tedirgin olmaya gerek yoktur. Anne sütünü yeterli alan bebeklerin günde 5-6 kez bez ıslattığı görülür. Bebeklerin dışkıları ilk birkaç gün içinde koyu ve yapışkandır. Koyu yeşil renkte olup mekonyum olarak adlandırılır. Mekonyumdan sonra bebeğin dışkısı rengi sıklığı ve yoğunluğu bebeğin beslenmesine göre değişmektedir. Anne sütü ile beslenen bebekler daha sık , yumuşak, sulu ve altın sarısı renginde dışkı yaparken , mamayla beslenen bebekler daha az , sert ve sarı kahve renkli dışkı yaparlar. Sarı sulu olan dışkılar bebekte ishal olduğu anlamına gelmez. Ancak açık renkli pis kokulu topak halinde suda yüzer biçimde bulunan dışkı varsa doktorla görüşülmelidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-1881600541634968384?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/1881600541634968384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/1881600541634968384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2008/06/bebein-idarar-ve-dks.html' title='Bebeğin İdrar ve Dışkısı'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-8723175372556222533</id><published>2008-06-19T12:09:00.000-07:00</published><updated>2008-06-19T12:21:45.250-07:00</updated><title type='text'>Emzirme Süresi ve Sıklığı</title><content type='html'>Yeni doğmuş bir bebek günde 7-8 kez 2-4 haftalıkken günde6-7 kez , 2 aydan sonra günde 5-6 kez emerler. Çok acıkıp öfkelenen bebeğe meme tutturmak güçtür.. Bu nedenle bebek ağlamadan emzirilmeye başlanmalıdır. Bir emzirme yaklaşık 30 dk. sürmelidir. Ancak emzirmenin sıklığı ve süresi her bebekte farklılık gösterebilir. Bu nedenle emzirme sıklığı konusunda  ve emzirmenin ne kadar sürede tamamlanması gerektiğine dair kesin bir kural yoktur. &lt;br /&gt;     Bebek annesini ihtiyacı kadar emer.Yeteri kadar emdikten sonra memeyi bırakır. Bebeğin ihtiyacına göre emzirme süresini ve emzirme sıklığını anne kendisi ayarlamalıdır. Bebek acıktığı zaman aranır, huzursuzlanır ve ağlayabilir. Ancak her ağlama bebeğin acıktığı anlamına gelmez.ilk dönemde emme sayısının sık , emzirme süresinin kısa olmasının nedeni bebeğin midesine ve ağız fonksiyonlarına bağlıdır. hergün bebeğin çene kasları gelişir ve midesi büyür. bu sayede  emmenin süresi artar ve emme sayısı azalır. Bebeğinizin yeterli beslenip beslenmediğini boy ve kilosunu düzenli olarak takip ederek anlayabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-8723175372556222533?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/8723175372556222533'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/8723175372556222533'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2008/06/emzirme-sresi-ve-skl.html' title='Emzirme Süresi ve Sıklığı'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-3779716443414999179</id><published>2008-06-15T00:47:00.000-07:00</published><updated>2008-06-29T12:14:15.838-07:00</updated><title type='text'>Emzirmenin psikolojik yararları</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SGffAZvpvHI/AAAAAAAAASQ/vkqNyRVA3Ws/s1600-h/country_bre_img.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SGffAZvpvHI/AAAAAAAAASQ/vkqNyRVA3Ws/s200/country_bre_img.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217383891335756914" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Emzirme anne ile bebek arasında yakın , sevgi dolu bir ilişki kurulmasına yardım eder. Buda anneyi duygusal olarak tatmin eder. Doğumdan sonra yakın temas bu ilişkinin gelişmesine yardım eder.&lt;br /&gt;     Eğer bebekler doğumdan hemen sonra annenin yanında kalırlarsa ve emzirilirlerse daha az ağlarlar ve daha çabuk gelişebilirler.&lt;br /&gt;     Emziren anneler bebeklerine daha şefkatli davranırlar. Bebeklerinin onları çok meşgul ettiğinden ve gece beslemekten daha az yakınırlar. Bu annelerin, çocuklarını terk etme yada çocuklarını terk etme olasılığınıda en aza indirger.&lt;br /&gt;     Bazı çalışmalarda , anne sütü ile beslenmenin bebeğin zeka gelişmesine , entellektüel yapısına olumlu etki yaptığı bildirilmektedir. Yaşamın ilk haftalarında anne sütü ile beslenen düşük doğum ağırlıklı bebekler bile  yapay beslenen çocuklara göre ileri yaşlarda zeka testlerinde daha başarılı olurlar.&lt;br /&gt;     Emzirmeye doğumdan sonra ilk yarım saat içinde başlayın.&lt;br /&gt;     İlk 6 ay sadece anne sütü veri.&lt;br /&gt;     6. aydan sonra ek gıdaya geçin.&lt;br /&gt;     Emzirmeye 2 yaş ve sonrasına kadar devam edin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-3779716443414999179?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/3779716443414999179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/3779716443414999179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2008/06/emzirmenin-psikoljik-yararlar.html' title='Emzirmenin psikolojik yararları'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SGffAZvpvHI/AAAAAAAAASQ/vkqNyRVA3Ws/s72-c/country_bre_img.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-2038572499003791684</id><published>2008-05-31T23:10:00.000-07:00</published><updated>2008-05-31T23:24:18.268-07:00</updated><title type='text'>Emziren Annenin Beslenmesi</title><content type='html'>Annenin sütü yediği besinlerle yapılır anne sütü de bebeğin tüm gereksinimini karşıladığından , emziren annenin beslenmesi bebeğin beslenmesi açısından gereklidir. Hamilelik döneminde annenin aldığı yaklaşık  9 ila 12 kilonun önemli kısmı ileriki dönemlerde süt yapımında kullanılmak için yağ dokusu olarak depolanmaktadır.Bazı bebekler annenin aldığı gıdalar sonucu rahatsız olabilirler.Bunlar acı , yağlı gıdalar alındığında bebekte kolik ağlama nöbetleri şeklinde ortaya çıkabilir.Kolik , bebeğin aileyi rahatsız edecek şekilde düzenli aralıklarda ağlamasıdır.Bebeklerin kolik sancısı genellikle 2-3. haftalarda başlar. Kolik sancılarının bilinen kesin bir nedeni yoktur.Hamilelik döneminde uygulanan sağlıklı diyetin aynısına devam etmelisiniz.Az ve sık yemek sağlıklı sağlıklı diyete yardımcı olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-2038572499003791684?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/2038572499003791684'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/2038572499003791684'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2008/05/emziren-annenin-beslenmesi.html' title='Emziren Annenin Beslenmesi'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-5096870081061288400</id><published>2008-05-18T05:32:00.000-07:00</published><updated>2008-06-29T12:12:10.673-07:00</updated><title type='text'>YENİDOĞAN BEBEK BAKIMINDA ÖNEMLİ NOKTALAR</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SGfehNl190I/AAAAAAAAASI/OBVRPkqRSGI/s1600-h/neo_img_level1.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SGfehNl190I/AAAAAAAAASI/OBVRPkqRSGI/s200/neo_img_level1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217383355497445186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* bebeklere yanık , zehirlenme ve kazalara neden olmayacak bir ortam sağlanmalıdır.&lt;br /&gt;* uygun oda ısısı sağlanmalıdır. ısısının 22-24 c olması yeterlidir.&lt;br /&gt;* bebeğin bulunduğu ortamda veya çevresinde sigara içilmemelidir.&lt;br /&gt;* eve gelen misafirler sigara içilmemesi konusunda uyarılmalıdır.&lt;br /&gt;* evde başka küçük çocuk varsa bebeğe zarar verebileceği akılda tutulmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır.&lt;br /&gt;* bebeğin enfeksiyondan korunabilmesi için sık ve kalabalık ziyarteçi kabul edilmemeli , bebek öptürülmemelidir.&lt;br /&gt;* bebek sırt üstü yatırılmalı ,yayatk yumuşak olmamalıdır.Yastık kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;* bebek haftada 2-3 kez yıkanmalı , tercihen bebek sabunu ve şampuanı kullanılmalıdır.Yıkama işlemi bol su ile iyice durulanarak sonlandırılmalıdır.Banyo sonrası cildin kuruması , çatlaması pullanma olması durumunda nemlendirici krem kullanılabilir.&lt;br /&gt;* pişiklerin önlenmesi için giysiler yumuşak ,tüy- toz çıkarmayacak , kolay giyilip çıkarılabilecek özellikte olmalı, sabun tozu ile yıkanmalıdır.Üzerine çengelli iğne , nazar boncuğu gibi zarar verebilecek cisimler takılmamalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-5096870081061288400?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/5096870081061288400'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/5096870081061288400'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2008/05/yenidoan-bebek-bakiminda-nemli-noktalar.html' title='YENİDOĞAN BEBEK BAKIMINDA ÖNEMLİ NOKTALAR'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SGfehNl190I/AAAAAAAAASI/OBVRPkqRSGI/s72-c/neo_img_level1.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-7024826860953319651</id><published>2007-11-22T12:22:00.000-08:00</published><updated>2007-11-22T12:24:16.133-08:00</updated><title type='text'>EMZİRMENİN ÖNEMİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XlTc6ZekI/AAAAAAAAAIY/n88EXB9qFVU/s1600-h/lizsophieonbreastW.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XlTc6ZekI/AAAAAAAAAIY/n88EXB9qFVU/s200/lizsophieonbreastW.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5135763072427326018" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Emzirme bebeklere yaşam için en iyi başlangıcı sağlar .Dünyada her sene bir milyondan fazla çocuğun anne sütü ile beslenmediği için ishal,solunum yolu ve diğer enfeksiyonlardan öldüğü bilinmektedir.Birçok çocuk anne sütüyle beslenmediğinde ,yakalanmayacağı hastalıklara yakalanmaktadır . Emzirme ayrıca anne sağlığını da korumada yardımcı olmaktadır.&lt;br /&gt;İshalli hastalıkları kontrol programı ,küçük çocuklarda ishali önlemek için anne sütünün gerekliliğinin uzun süredir bilincindedir.Son yıllarda ,anne sütüyle beslenmenin ishalin tedavisinde dehidratasyonu önlemede ve iyileşmeyi hızlandırmada önemli olduğu açıklığa kavuşmuştur.&lt;br /&gt;Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF , her bebeğin doğumdan itibaren 4-6 aylığa kadar yalnız anne sütüyle beslenmesini bundan sonra da ek besinlerle birlikte olmak koşuluyla en az 2 yaşına kadar anne sütüyle beslemenin devam ettirilmesini önermektedirler.Buna karşın bir çok ülkede annelerin büyük çoğunluğu bebeklerine yapay yiyecek ve içecekler vermeye 4 aydan çok önce başlamakta ve birçoğu da 2 yaşından çok önce anne sütüyle emzirmeyi kesmektedirler.&lt;br /&gt;Gelecek yıllar için sağlıklı ve mutlu nesiller yetiştirmek her zaman düşünülen ve amaçlanan bir ilke olmuştur.Bunun sağlanabilmesi ve bebeklerin sağlıklı büyüyüp gelişebilmeleri için en ideal beslenme yönteminin ise emzirme olduğu bilinen bir gerçektir.&lt;br /&gt;ANNE SÜTÜ İLE BESLENMEK HER BEBEĞİN,BEBEĞİNİ EMZİRMEK İSE HER ANNENİN HAKKIDIR&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-7024826860953319651?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/7024826860953319651'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/7024826860953319651'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/emzirmenin-nemi.html' title='EMZİRMENİN ÖNEMİ'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XlTc6ZekI/AAAAAAAAAIY/n88EXB9qFVU/s72-c/lizsophieonbreastW.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-7933617018617470019</id><published>2007-11-22T12:21:00.001-08:00</published><updated>2007-11-22T12:22:18.971-08:00</updated><title type='text'>TÜRKİYEDE EMZİRMENİN DURUMU</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0Xk9c6ZejI/AAAAAAAAAIQ/_gafE65gT0k/s1600-h/photo1.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0Xk9c6ZejI/AAAAAAAAAIQ/_gafE65gT0k/s200/photo1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5135762694470203954" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde emzirme oranı %95 olmasına rağmen çok erken dönemde ek besinlere başlanmaktadır.Sadece anne sütü ile beslenme oranı ilk üç ayda %10 a 6.ayın sonunda %1.3 e düşmektedir.Ayrıca annelerimiz anne sütünün yararlarını bilmelerine rağmen nasıl emzirecekleri konusunda yeterince bilgi sahibi olmadıklarından sütü yetmediği düşüncesi ile ek besinlere erken başlamaktadır.Bu ise bebeğin büyüme ve gelişmesini olumsuz yönde etkilemekte,sık sık hastalanmasına neden olmaktadır.Bu yanlış uygulamaların değiştirilmesinde sağlık çalışanlarına büyük görevler düşmektedir.&lt;br /&gt;Çünkü ülkemizde her bebeğin doğumdan hemen sonra emzirilmeye ihtiyacı var.Annelerimizin emzirmenin yararları konusunda ikna edilmelerinden çok, nasıl emzireceklerinin öğretilmesine&lt;br /&gt;ve bunu uygulamak için desteklemeye ihtiyaçları vardır.Tüm sağlık çalışanlarının:her bebeğin doğar doğmaz emzirmeye başlatılması,ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenmesi,emzirmenin iki yaşına kadar sürdürülmesi konusunda ortak mesaj kullanmaları emzirmenin devamlılığı ve daha sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi için şarttır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-7933617018617470019?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/7933617018617470019'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/7933617018617470019'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/trkiyede-emzirmenin-durumu.html' title='TÜRKİYEDE EMZİRMENİN DURUMU'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0Xk9c6ZejI/AAAAAAAAAIQ/_gafE65gT0k/s72-c/photo1.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-5218831353576031051</id><published>2007-11-22T12:18:00.000-08:00</published><updated>2007-11-22T12:19:22.309-08:00</updated><title type='text'>EMZİRMENİN PSİKOLOJİK YARARLARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XkQ86ZeiI/AAAAAAAAAII/OV620C0Es4s/s1600-h/kianemomFthrW2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XkQ86ZeiI/AAAAAAAAAII/OV620C0Es4s/s200/kianemomFthrW2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5135761929966025250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Emzirme anne ve bebek arasında yakın,sevgi dolu bir ilişki kurulmasına yardım eder.Buda anneyi duygusal olarak tatmin eder.Doğumdan hemen sonra bebeğin emzirilmek için annesine verilmesi yani yakın temas bu ilişkinin gelişmesine yardım eder.Bu durum bağlantı olarak adlandırılır.&lt;br /&gt;Eğer bebekler doğumdan hemen sonra annenin yanında kalırlarsa ve emzirilirlerse daha az ağlar ve daha çabuk gelişebilirler.Emziren anneler bebeklerine daha şefkatli davranırlar.Bebeklerin onları çok meşgul ettiğinden ve gece beslemelerinden daha az yakınırlar.Emziren annelerde çocuklarını terk etme yada çocuk istismarı görülme olasılığı diğer annelere göre daha azdır.&lt;br /&gt;Bazı çalışmalarda, anne sütü ile beslenmenin bebeğin zeka gelişmesine,entelektüel yapısına olumlu etki yaptığı bildirilmektedir.Yaşamın ilk haftalarında anne sütü ile beslenen düşük doğum tartılı bebekler yapay beslenen çocuklara göre ileri yaşlarda zeka testlerinde daha başarılı olurlar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-5218831353576031051?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/5218831353576031051'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/5218831353576031051'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/emzirmenin-psikolojik-yararlari.html' title='EMZİRMENİN PSİKOLOJİK YARARLARI'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XkQ86ZeiI/AAAAAAAAAII/OV620C0Es4s/s72-c/kianemomFthrW2.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-2985657628331794149</id><published>2007-11-22T12:16:00.000-08:00</published><updated>2007-11-22T12:18:07.109-08:00</updated><title type='text'>EMZİRME SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0Xj9M6ZehI/AAAAAAAAAIA/hiGBHZ0Wcm8/s1600-h/emzirmede+dikkat+edilmesi.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0Xj9M6ZehI/AAAAAAAAAIA/hiGBHZ0Wcm8/s200/emzirmede+dikkat+edilmesi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5135761590663608850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;-Emzirmeye başlamadan önce eller sabunlu su ile yıkanmalıdır.&lt;br /&gt;-Emzirme öncesinde meme başlarının ve çevresinin temizliği bir miktar süt sıkıp,meme başına ve çevresine sürülerek yapılmalıdır.&lt;br /&gt;-Annenin sakin, gürültüsüz bir ortamda oturması sağlanmalıdır.Fiziksel rahatlama süt salınması refleksinin işlerliği için gereklidir.&lt;br /&gt;-Bebeğin vücudu anneye yakın olmalı baş ve vücudu düz bir şekilde tutulmalı,gerekirse omuz ile birlikte poposundan da desteklenmeli ve burnu anne memesi hizasında olmalıdır.&lt;br /&gt;-Emzirmeye başlamadan önce bebeğin burnunun açık olup olmadığı kontrol edilmelidir.Tıkalı ise bebeğin burnu açılıp rahat nefes alması sağlandıktan sonra emzirmeye başlanmalıdır.&lt;br /&gt;-Anne meme başını bebeğin yanağına dokundurarak arama refleksini uyarıp bebeğin memeyi bulması sağlanmalıdır.&lt;br /&gt;-Emzirme sırasında meme başının tamamı ve areolanın(meme başı çevresindeki koyu renkli kısım) büyük bir kısmının bebeğin ağzında olması sağlanmalıdır.&lt;br /&gt;-Anne serbest olan elinin baş ve işaret parmağı üstte areola kenarında diğer üç parmağı areolanın altında olacak şekilde memeyi tutmalı ve hafifçe bastırarak hem sütün kanallara akışını kolaylaştırmalı hem de bebeğin burnunun memeye gömülmesini engelleyerek rahat nefes almasını sağlamalıdır.&lt;br /&gt;-Emzirme sonunda meme başını zorla bebeğin ağzından çekmek meme başını zedeleyebilir.Anne küçük parmağını yandan bebeğin ağzına doğru iterek emmeyle oluşan negatif basıncı ortadan kaldırırsa memeyi rahatça çekebilir.&lt;br /&gt;-Her emzirme sonunda mutlaka bebeğin gazı çıkarılmalıdır.&lt;br /&gt;-Meme başındaki olası çatlakları önlemek için katkısız lanolin içerikli PureLan 100 krem her emzirmeden sonra meme başına ve çevresine sürülmelidir.Bu kremi emzirme öncesi temizlemeye gerek yoktur&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-2985657628331794149?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/2985657628331794149'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/2985657628331794149'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/emzirme-sirasinda-dikkat-edilmesi.html' title='EMZİRME SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0Xj9M6ZehI/AAAAAAAAAIA/hiGBHZ0Wcm8/s72-c/emzirmede+dikkat+edilmesi.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-6546536118158809202</id><published>2007-11-22T12:13:00.000-08:00</published><updated>2008-01-24T11:52:50.667-08:00</updated><title type='text'>MEMEYE İYİ YERLEŞMEME VE ETKİSİZ EMME</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XjSs6ZegI/AAAAAAAAAH4/BXVVaHlQXO4/s1600-h/memefenatut1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XjSs6ZegI/AAAAAAAAAH4/BXVVaHlQXO4/s200/memefenatut1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5135760860519168514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bebek memeye iyi yerleşmedi ise ve memenin başını emiyorsa sütü boşaltamaz ve alamaz.Bu etkisiz emme olup bebeğin:&lt;br /&gt;-Ağzının geniş açık olamadığı,dudaklarını ileriye uzattığı,&lt;br /&gt;-Alt dudağının dışa dönük olmadığı,&lt;br /&gt;-Çenesinin anne memesine değmediği,&lt;br /&gt;-Yanaklarının içe dönük olduğu,&lt;br /&gt;-Dışarıdan areolanın hemen tümünün görüldüğü fark edilir.&lt;br /&gt;Etkisiz Emme Durumunda:&lt;br /&gt;-Meme ucunda ağrı,zedelenme ve çatlaklar oluşur.&lt;br /&gt;-Bebek sütü etkin olarak emmediği için memeler boşalamaz,devam ederse memeden süt alamayan bebek çok ağlar,aç kaldığı için sık veya uzun süre beslenmek isteyebilir,&lt;br /&gt;-Bu durum annenin yeterli sütünün olmadığı(yalancı süt yetersizliği)görüntüsü verebilir.&lt;br /&gt;-Olay uzun süre devam ederse gerçekten az süt yapılmaya başlar.&lt;br /&gt;Bebeğin etkisiz emdiği durumlarda memeler sürekli şiş ve gergindir.Emzirme anne için ağrılı olup rahatsızlık verir.Meme başı ezilmiş görünümde olup kızarıktır,ucunda veya yanında çatlak görülebilir.Bebek sürekli hızlı hızlı ve yüzeysel emme hareketleri yapar.Giderek huzursuzlaşır,memeden kayar,emmeyi reddeder,ağlar,kendini geri çeker.&lt;br /&gt;Memeye Yanlış Yerleşmenin Nedenleri&lt;br /&gt;-Biberon kullanılması(içinde ister süt ister su bulunsun,yaşamının ilk günlerinde biberon verilen bebekler memeden de biberon gibi emmeye çalışır ve meme başını emerler.Bu duruma meme başı konfüzyonu veya şaşkınlığı denir)&lt;br /&gt;-Deneyimsiz anne&lt;br /&gt;-Meme başı küçük veya meme dokusunun esnekliği azsa &lt;br /&gt;-Memelerin sütle çok dolu olması&lt;br /&gt;-Emzirme konusunda anneye destek olunmaması olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-6546536118158809202?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/6546536118158809202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/6546536118158809202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/memeye-iyi-yerlememe-ve-etkisiz-emme.html' title='MEMEYE İYİ YERLEŞMEME VE ETKİSİZ EMME'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XjSs6ZegI/AAAAAAAAAH4/BXVVaHlQXO4/s72-c/memefenatut1.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-4338340355936687875</id><published>2007-11-22T12:10:00.001-08:00</published><updated>2008-01-24T11:53:15.172-08:00</updated><title type='text'>BEBEĞİN MEMEYE DOĞRU YERLEŞTİRİLMESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0Xir86ZeeI/AAAAAAAAAHo/ZGIi9tCuFQ4/s1600-h/memeyiiyitut1.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0Xir86ZeeI/AAAAAAAAAHo/ZGIi9tCuFQ4/s200/memeyiiyitut1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5135760194799237602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bebeğin sütü etkili sağabilmesi için etkili emmesi gerekir.Etkili emebilmesi içinse&lt;br /&gt;Memeye iyi yerleşmiş olmalıdır.Memeye uygun bir şekilde yerleşen bebek;&lt;br /&gt;-Areola ve alttaki meme dokusunun çoğunu ağzına almıştır.(içi sütle dolu süt havuzcuklarının çoğu bu alttaki dokunun içinde bulunur),&lt;br /&gt;-Meme başıyla birlikte ağıza alınan siyah kısım ve meme dokusu damağa doğru uzunca bir emzik oluşturmuştur,&lt;br /&gt;-Meme başı bebeğin ağız içinde oluşturduğu bu emziğin sadece üçte biridir.Geri kalan kısmı süt havuzcuklarının bulunduğu meme dokusudur,&lt;br /&gt;-Bebeğin dili önde,alttan meme başını sarmalıyor şeklindedir.&lt;br /&gt;Memeye iyi yerleşmiş ve etkili emen bir bebekte oksitosin refleksinin uyarılmasıyla süt havuzcuklarına inen süt,bebeğin dili yardımıyla oluşturduğu dalgalanma hareketi ile ağıza itilir.Bebek birkaç emme hareketinden sonra ağızda biriken sütü yutar.Bebeğin yutuşu görülebilir veya duyulabilir.Böyle bir emmede bebeğin dili ve ağızı meme ve meme başını acıtmaz,incitmez.Emzirme anne için rahat ve zevklidir.Etkili emen bir bebek memeyi kendiliğinden bırakır.Emzirme sonunda memeler yumuşar.Meme başı sağlıklı görünümdedir.&lt;br /&gt;Memeye iyi yerleşen bebeğe dışardan bakıldığında;&lt;br /&gt;-Memeyi kavramış olan bebeğin ağzının geniş,iyice açık olduğu&lt;br /&gt;-Dilini öne doğru uzattığı için alt dudağın dışa dönük olduğu&lt;br /&gt;-Çenesinin anne memesine değdiği&lt;br /&gt;-Yanaklarının yuvarlak dolgun olduğu &lt;br /&gt;-Emme sırasında anne memesinin yuvarlak olduğu&lt;br /&gt;-Alttan areolanın büyük bir kısmının bebeğin ağzı içinde kaldığı için areolanın çok azının görüldüğü fark edilir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-4338340355936687875?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/4338340355936687875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/4338340355936687875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/bebein-memeye-doru-yerletirilmesi.html' title='BEBEĞİN MEMEYE DOĞRU YERLEŞTİRİLMESİ'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0Xir86ZeeI/AAAAAAAAAHo/ZGIi9tCuFQ4/s72-c/memeyiiyitut1.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-4093094090788970244</id><published>2007-11-22T12:05:00.000-08:00</published><updated>2007-11-22T12:10:33.352-08:00</updated><title type='text'>EMZİRME NASIL OLUR</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0Xhrs6ZebI/AAAAAAAAAHQ/DRVgMN4MVOk/s1600-h/memeyiiyitut1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0Xhrs6ZebI/AAAAAAAAAHQ/DRVgMN4MVOk/s200/memeyiiyitut1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5135759090992642482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Emzirmenin nasıl olduğu Wolridge ve arkadaşlarının 1986 yılında ultrasonografi yardımıyla bebeğin ağızı ile anne sütünü memeden nasıl sağdığını gözlemeleri ile daha iyi anlaşılmıştır.Meme başının çevresindeki kahverengi kısmın(areola) altında bulunan içi süt dolu süt havuzcukları ile birlikte meme dokusunu ağzına alan bebeğin meme ile birlikte dili ve damağı adeta tek bir anatomik yapıyormuşcasına sütün peristaltik dalgalar halinde dilin gerisine akmasını sağlar.Bebeğin anne memesinde uygun pozisyonda tutularak memeyi iyi kavramasının sağlanması bu akışı sağlayarak başta kızarmış,ağrılı ve acıyan meme uçları ve süt yetersizliği olmak üzere emzirme sorunlarının çoğunu önlemektedir.Normalde bebek anne memesinden emerken süt akışını sağlamak ve damağıyla dili arasında sıkıştırdığı meme dokusundan sütü sağmak amacıyla dilini öne doğru uzatır ve bunu yaparkende alt dudağını dışarı sarkıtır.Halbuki biberonun ucundaki plastik emzikten emerken sağma gereği olmadığı ve süt kendiliğinden aktığı için bebeğin dili önde değil,tam tersine geride durmaktadır.İşte bu nedenle emzirilmeden önce bir kez bile biberon verilmiş bebekler(biberonun içinde ister su ister süt olsun)anne memesine verildiğinde dilleri geride olduğu halde emmeye çalışır,memeyi kavrayamaz ve biberon emziği emer gibi sadece meme başını ağzına alır.Bu emişte anne sütü gelmediği gibi meme başıda tahriş olur,meme başında çatlak oluşabilir,bebek sinirlenir,ağlar,başını geriye doğru atarak memeden kayar,uzaklaşır,meme boşalmaz ve daha az süt yapılır.Bu durum emzirmenin kısa sürede başarısızlıkla sonuçlanmasına ve gereksiz yere ek gıdalar başlamasına &lt;br /&gt;yol açar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-4093094090788970244?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/4093094090788970244'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/4093094090788970244'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/emzirme-nasil-olur.html' title='EMZİRME NASIL OLUR'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0Xhrs6ZebI/AAAAAAAAAHQ/DRVgMN4MVOk/s72-c/memeyiiyitut1.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-5281328560449380216</id><published>2007-11-22T12:03:00.000-08:00</published><updated>2007-11-22T12:09:53.137-08:00</updated><title type='text'>EMZİRME SORUNLARI: BEBEKTE AŞIRI AĞLAMA</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XiAs6ZecI/AAAAAAAAAHY/UIbFEnx7iC8/s1600-h/meme+ret.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XiAs6ZecI/AAAAAAAAAHY/UIbFEnx7iC8/s400/meme+ret.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5135759451769895362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğin aşırı huzursuz olması,ağlaması genellikle anne sütünün yetmediği şeklinde yorumlanarak,ek besinlerin erken başlanmasına neden olmaktadır.Oysa sağlıklı bebeler ilk üç ayda gaz sancısı nedeniylede sık ağlayabilirler.Anne ve babalar bu konuda daha bilinçli davranıp doktor kontrolleri ile bebeğin kilo alımını yakından takip ederek anne sütünün yeterli olup olmadığını anlayabilirler.Bebeğin kilo kontrolü anne sütünün yeterliliği konusunda bize en iyi ip ucunu verir,böylece bebeğin huzursuzluğunun diğer nedenleri araştırılmalıdır.Bebeklerin aşırı sıcağa,dar giysilere,aile içi gerginliklere ve kalabalığa tepki gösterdikleri bilinmektedirYine emziren annelerin çay,kahve,kola gibi aşırı kafein içeren içecekleri tüketmeleride bebeklerde huzursuzluğa yol açabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-5281328560449380216?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/5281328560449380216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/5281328560449380216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/emzirme-sorunlari-bebekte-airi-alama.html' title='EMZİRME SORUNLARI: BEBEKTE AŞIRI AĞLAMA'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XiAs6ZecI/AAAAAAAAAHY/UIbFEnx7iC8/s72-c/meme+ret.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-2004602581978519632</id><published>2007-11-22T12:02:00.001-08:00</published><updated>2008-09-30T02:52:45.133-07:00</updated><title type='text'>EMZİRME SORUNLARI: MEME BAŞI ÇATLAĞI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://lh6.ggpht.com/dost58/RyTBMtgL9BI/AAAAAAAAADQ/K9HruJEiEkI/purSmall.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://lh6.ggpht.com/dost58/RyTBMtgL9BI/AAAAAAAAADQ/K9HruJEiEkI/purSmall.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek memenin areolasını tam kavrayamadan yalnızca meme başından emmeye çalışırsa meme başı zedelenir ve ağrılı meme başı ortaya çıkar.Bu durum düzeltilmezse meme başı çatlağı gelişir.Bebeğin memeyi yanlış teknik ile emmesi en sık bebeğin doğumdan hemen sonra emzirilmediği yada doğumdan sonraki ilk dört haftada bebeğe yalancı meme,biberon verildiği durumlarda gelişir.Meme başının temizlik maddeleri ile silinmesi,yanlış kremlerin kullanılması sonucu meme başı çatlağı ortaya çıkabilir.Meme başı çatlağı meme başının çeşitli yerlerinde görülebilir.Meme başı çatlağının tedavisinde katkısız,doğal lanolin içerikli Purelan100 krem tercih edilmelidir.Oluşturduğu nem bariyeri sayesinde meme başını kurutmadan çatlakları iyileştirir.Katkısız olması nedeni ile temizleme ve silmeye gerek kalmadan bebek emzirilebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-2004602581978519632?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/2004602581978519632'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/2004602581978519632'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/emzirme-sorunlari-meme-bai-atlai.html' title='EMZİRME SORUNLARI: MEME BAŞI ÇATLAĞI'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh6.ggpht.com/dost58/RyTBMtgL9BI/AAAAAAAAADQ/K9HruJEiEkI/s72-c/purSmall.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-9129672394823625182</id><published>2007-11-22T12:00:00.001-08:00</published><updated>2007-11-22T12:02:01.294-08:00</updated><title type='text'>EMZİRME SORUNLARI: GÖĞÜSLERDE SÜT BİRİKMESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XgDs6ZeYI/AAAAAAAAAG4/yQ5eZL6wEfs/s1600-h/emzirmede+dikkat+edilmesi.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XgDs6ZeYI/AAAAAAAAAG4/yQ5eZL6wEfs/s320/emzirmede+dikkat+edilmesi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5135757304286247298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Doğumdan sonra emzirmeye geç başlanması,bebeğin memeyi iyi boşaltamaması,öğün aralarının uzun olması yada öğün atlanması gibi durumlarda göğüslerde süt birikir.Bu durum,süt salgısının arttığı ilk günlerde sık görülür.Göğüsler aşırı gergin ve ağrılıdır.Mastitten farklı olarak kızarıklık yoktur nadiren hafif ateş olabilir.Genellikle meme uçlarından süt damlar.&lt;br /&gt;Göğüslerde süt birikmesi durumlarında:&lt;br /&gt;-Emzirme tekniği kontrol edilmeli ve bebeğin doğru teknik ile sık emzirilmesi sağlanmalı&lt;br /&gt;-Bebek emmekte zorlanıyorsa,anne sütü sağılarak memeler biraz boşaltılmalı&lt;br /&gt;-Emzirmeden önce ağrılı göğüsün üzerine sıcak,emzirdikten sonra soğuk kompres uygulanmalı&lt;br /&gt;-Annenin dinlenmesi sağlanmalıdır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-9129672394823625182?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/9129672394823625182'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/9129672394823625182'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/doumdan-sonra-emzirmeye-ge.html' title='EMZİRME SORUNLARI: GÖĞÜSLERDE SÜT BİRİKMESİ'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XgDs6ZeYI/AAAAAAAAAG4/yQ5eZL6wEfs/s72-c/emzirmede+dikkat+edilmesi.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-1426210359363537249</id><published>2007-11-17T13:04:00.001-08:00</published><updated>2007-11-17T13:04:58.709-08:00</updated><title type='text'>EMZİRME SORUNLARI:SÜT KANALLARINDA TIKANIKLIK</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/Rz9Xac6ZeLI/AAAAAAAAAEw/uztV4SGGjb0/s1600-h/Docstethoscope.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/Rz9Xac6ZeLI/AAAAAAAAAEw/uztV4SGGjb0/s200/Docstethoscope.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5133918212175001778" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tıkalı kanal, göğüste beze olarak ele gelir.Bazen kırmızı ve ağrılı olabilir.Bu durum süt kanallarının tam boşalamaması,annenin sütün dolaşımını engelleyen dar sütyen giymesi yada süt akımını engelleyecek biçiimde yüzükoyun uyuması sonucu gelişebilir.Kanal tıkanıklığı bebeğe ek besin başlanması,hatalı emzirme tekniği sonucu da olabilir.Bu Durumda:&lt;br /&gt;-Emzirmeye şişliğin olduğu taraftan başlanmalı&lt;br /&gt;-Emzirme sırasında koltuk altından meme başına doğru masaj yapılmalı &lt;br /&gt;-Her emzirme sonunda göğüsler iyice boşaltılmalı&lt;br /&gt;-Emzirme farklı pozisyonlarda yapılmalı&lt;br /&gt;-Şişliğin olduğu bölgeye sıcak kompresler uygulanmalı&lt;br /&gt;-Süt sağma aleti ile göğüsler iyice boşaltılmalı&lt;br /&gt;-Annenin dinlenmesi sağlanmalıdır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-1426210359363537249?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/1426210359363537249'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/1426210359363537249'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/emzirme-sorunlarist-kanallarinda.html' title='EMZİRME SORUNLARI:SÜT KANALLARINDA TIKANIKLIK'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/Rz9Xac6ZeLI/AAAAAAAAAEw/uztV4SGGjb0/s72-c/Docstethoscope.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-1323982682860195250</id><published>2007-11-17T13:03:00.001-08:00</published><updated>2007-11-22T11:38:28.002-08:00</updated><title type='text'>EMZİRME SORUNLARI:MASTİT</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XaY86ZeUI/AAAAAAAAAGY/Ra0tfz0c1es/s1600-h/kianemomFthrW2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XaY86ZeUI/AAAAAAAAAGY/Ra0tfz0c1es/s200/kianemomFthrW2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5135751072288700738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memenin bir kanalındaki sütün dışarı verilememesi durumunda yani süt kanalı tıkanıklığında yada göğüslerde süt birikmesi sonucu mastit gelişir.Bunun nedeni çevre dokuya basınç nedeni ile sızan süt olabilir.Memede bölgesel sertlik, kızarıklık,şiddetli ağrı,devamlı ateş ve annede halsizlik görülebilir.Mastit iki taraflı olabilir.Mastitin nedenleri yetersiz emme,emme sıklığı ve süresinde azalma,memeye iyi yerleşmeme sonucu bebeğin etkili ememeyişi,memede travma veya doku zedelenmesi,meme başı çatlakları olabilir.Memeye iyi yerleşmenin sağlanması,sık emzirme,ılık pansuman,tıkalı bölgeden meme ucuna doğru hafif masaj gibi yöntemlerle süt akışı sağlanmalıdır.&lt;br /&gt;Yirmi dört saat sonra belirtilerin şiddetlenmesi,iyileşmenin olmaması veya çatlak olması durumlarında ise analjezik ve uygun antibiyotiklerin yanı sıra annenin dinlenmesi sağlanmalıdır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-1323982682860195250?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/1323982682860195250'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/1323982682860195250'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/emzirme-sorunlarimastit.html' title='EMZİRME SORUNLARI:MASTİT'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XaY86ZeUI/AAAAAAAAAGY/Ra0tfz0c1es/s72-c/kianemomFthrW2.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-6787302691322748676</id><published>2007-11-17T13:01:00.002-08:00</published><updated>2007-11-17T13:02:40.672-08:00</updated><title type='text'>EMZİRME SORUNLARI:MEME APSESİ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/Rz9W5M6ZeJI/AAAAAAAAAEg/9A4fDlfFi6Q/s1600-h/Docstethoscope.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/Rz9W5M6ZeJI/AAAAAAAAAEg/9A4fDlfFi6Q/s200/Docstethoscope.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5133917640944351378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Genellikle iyi tedavi edilmemiş mastite bağlı olarak gelişir.Acil tedavi edilmesi gereken ağrılı bir durumdur.Antibiyotik tedavisine ek olarak,uygun zamanda cerrahi drenaj yapılmalıdır.Emzirmeye her iki göğüsten devam etmenin hiçbir sakıncası olmadığı gibi,mastitin tekrarlamaması ve emzirmenin başarı ile devamı açısından da yararlıdır.Ağrı nedeni ile göğüsler üç saatte bir sağılmalıdır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-6787302691322748676?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/6787302691322748676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/6787302691322748676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/emzirme-sorunlarimeme-apsesi.html' title='EMZİRME SORUNLARI:MEME APSESİ'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/Rz9W5M6ZeJI/AAAAAAAAAEg/9A4fDlfFi6Q/s72-c/Docstethoscope.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-789044928669947363</id><published>2007-11-17T13:01:00.001-08:00</published><updated>2007-11-22T11:41:25.639-08:00</updated><title type='text'>EMZİRME SORUNLARI: ANNEDE HASTALIK</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XbYM6ZeVI/AAAAAAAAAGg/xm9eQ-NChDA/s1600-h/photo1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XbYM6ZeVI/AAAAAAAAAGg/xm9eQ-NChDA/s200/photo1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5135752158915426642" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok hasta anne bebeğini hiçbir sakıncası olmadan emzirebilir.Örneğin üst solunu yolu enfeksiyonu geçiren bir anne bebeğini ellerini yıkayıp bir maske kullanarak emzirebilir.Annenin üst solunum yolu enfeksiyonu geçirirken vücudu tarafından yapılan antikorlar anne sütü ile bebeğe geçerek bebekte hastalığa karşı direnç oluşmaktadır.İshal geçiren annede bebeğini emzirebilir,yine aynı şekilde ellerini iyice yıkaması önemlidir.Annenin tüberküloz olduğu durumlarda bebeğe bulaşma sütle değil genellikle yakın temasla solunum yollarından olur.Anne tüberküloz geçirmiş tedavi olmuş ve iki yıldır hasta olmadığı saptanmışsa serbestçe bebeğini emzirebilir.Hepatit B yada C enfeksiyonu geçiren anneler bebeklerini emzirebilirler.Anne bu enfeksiyonları aktif olarak geçiriyor ise emzirmesi sakıncalı olabileceğinden mutlaka doktora danışmalıdır.Psikoz ve ağır depresyon durumlarında anne bebeğini emzirebilir.Ancak bebeğe zarar verecek davranışlar açısından bir sosyal hizmet uzmanından danışmanlık alınıp gerekirse emzirme gözlem altında sürdürülmelidir.&lt;br /&gt;Emziren annelerin ilaç kullanımı son derece önemlidir.Anne tarafından alınan ilaçlar anne sütüne geçtiğinden bebek için sakıncalı olacağı unutulmamalıdır.Emziren annelerin kullandıkları ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde olmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-789044928669947363?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/789044928669947363'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/789044928669947363'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/emzirme-sorunlari-annede-hastalik.html' title='EMZİRME SORUNLARI: ANNEDE HASTALIK'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XbYM6ZeVI/AAAAAAAAAGg/xm9eQ-NChDA/s72-c/photo1.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-4291438876987388520</id><published>2007-11-17T12:57:00.000-08:00</published><updated>2007-11-21T11:19:48.349-08:00</updated><title type='text'>EMZİRME SORUNLARI: BEBEKTE HASTALIK</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/Rz9WQ86ZeHI/AAAAAAAAAEQ/RSsRNvrQFho/s1600-h/Docstethoscope.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/Rz9WQ86ZeHI/AAAAAAAAAEQ/RSsRNvrQFho/s200/Docstethoscope.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5133916949454616690" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Her zaman hasta bebekleri beslenmesinde,anne sütünün daha önemli olduğu ve bununla beslenen bebeklerin daha çabuk iyi oldukları unutulmamalıdır.Anne mümkün olduğu kadar çok bebeğinin yanında kalarak,her an onu emzirmeye hazır olmalıdır.Bebek ememeyecek durumda ise ve bebek hastanede kalıyorsa anne sütünü evde süt sağma pompaları ile sağarak mutlaka bebeğe verilmek üzere hastaneye bırakmalıdır.Anne hastaneye gelemeyecek durumda ise mutlaka sütünü sağıp hastaneye göndermelidir&lt;br /&gt;Yarı dudak yarık damaklı bebek:&lt;br /&gt;Küçük damak yarıkları genellikle sorun yaratmazken,büyük yarıklarda ağız içindeki negatif basınç daha az oluştuğundan emme çok zor hatta bazen mümkün değildir.Bu bebekler özel biberonlarla beslenmelidir.Anne düzenli olarak üç saatte bir sütünü sağarak,sağılan bu sütleri özel Haberman biberonla bebeğe vermelidir&lt;br /&gt;Pamukçuk :&lt;br /&gt;Bebeğin ağzındaki enfeksiyonlar memeyi emmeyi zorlaştırır.Annenin meme enfeksiyonlarının kaynağı da genellikle bebeklerin ağızıdır.Böyle durumlarda her gün bebeğin ağızı bikarbonatlı solüsyonlarla temizlenmelidir.Düzelme olmazsa doktorunuza danışıp onun vereceği solüsyonlar kullanılmalıdır.&lt;br /&gt;Metabolik hastalıklar:&lt;br /&gt;Bazı doğuştan metabolik hastalıklarda enzim eksikliği nedeni ile sütün içindeki besin ögelerinin metabolize edilmeleri sorun olur.Örneğin galaktozemili bir bebeğin laktozsuz besin alması gerektiğinden süt ve sütten hazırlanmış mamaların verilmemesi gereklidir.Metabolik hastalığı olan bu bebeklerin özel mamalar ile beslenmesi gerektiğinden anne sütü almaları sakıncalı olabilmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-4291438876987388520?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/4291438876987388520'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/4291438876987388520'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/her-zaman-hasta-bebekleri.html' title='EMZİRME SORUNLARI: BEBEKTE HASTALIK'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/Rz9WQ86ZeHI/AAAAAAAAAEQ/RSsRNvrQFho/s72-c/Docstethoscope.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-4928061981603803627</id><published>2007-11-11T09:26:00.000-08:00</published><updated>2007-11-22T11:43:20.263-08:00</updated><title type='text'>EMZİRME SORUNLARI: MEMEYİ RET</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/Rz9Vwc6ZeGI/AAAAAAAAAEI/FT92jRt-Gr0/s1600-h/Docstethoscope.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/Rz9Vwc6ZeGI/AAAAAAAAAEI/FT92jRt-Gr0/s200/Docstethoscope.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5133916391108868194" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bazı toplumlarda memenin reddi,sütten kesmek için sık bir nedendir.Oysa bu genellikle düzelen bir durumdur.Ancak memenin reddedilmesine yol açan nedeni bulmak ve ortadan kaldırmak gerekir.Memenin reddi annede büyük bir strese sebep olabilir.Anne istenmediğini ve işe yaramadığını düşünebilir.&lt;br /&gt;Memeyi Reddin Nedenleri:&lt;br /&gt;Bebekte hastalık yada ağrı&lt;br /&gt;-Enfeksiyon(orta kulak iltihabı)&lt;br /&gt;-Bebeğin Asfiktik doğması&lt;br /&gt;-Yaranın Ağrıması(zor doğum,vakum,forseps uygulanması)&lt;br /&gt;-Bebeğin ağzının acıması(pamukçuk,diş çıkarma)&lt;br /&gt;Emzirme Tekniğinde Hatalar&lt;br /&gt;-Biberon yada yalancı emzik kullanımı&lt;br /&gt;-Memeden süt gelmemesi (memede tıkalı kanal olması)&lt;br /&gt;-Emzirirken bebeğin başının arkasından bastırılması&lt;br /&gt;-Annenin memeyi sallaması&lt;br /&gt;-Emzirme saatlerini kısıtlama&lt;br /&gt;-Memede aşırı süt yapımı&lt;br /&gt;-Emmeyi öğrenmede zorluk&lt;br /&gt;Bebeği Üzen Değişiklikler&lt;br /&gt;-Anneden ayrılma&lt;br /&gt;-Yeni bakıcı yada sık bakıcı değiştirme&lt;br /&gt;-Aile düzeninde değişiklik&lt;br /&gt;-Annenin hastalığı&lt;br /&gt;-Mastit&lt;br /&gt;-Annenin adet görmesi&lt;br /&gt;-Annenin kokusunda değişiklik&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-4928061981603803627?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/4928061981603803627'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/4928061981603803627'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/11/emzirmenin-nemi-emzirme-bebeklere-yaam.html' title='EMZİRME SORUNLARI: MEMEYİ RET'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/Rz9Vwc6ZeGI/AAAAAAAAAEI/FT92jRt-Gr0/s72-c/Docstethoscope.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-8940305748240497690</id><published>2007-10-28T10:14:00.001-07:00</published><updated>2007-11-22T11:34:44.052-08:00</updated><title type='text'>ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XZzM6ZeSI/AAAAAAAAAGI/sj2PNm_ayLU/s1600-h/lizsophieonbreastW.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XZzM6ZeSI/AAAAAAAAAGI/sj2PNm_ayLU/s200/lizsophieonbreastW.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5135750423748639010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Anne sütü bebekler için en iyi başlangıcı sağlar.Dünyada her sene bir milyondan fazla bebeğin,anne sütü ile beslenemediği için ishal,solunum yolu ve diğer enfeksiyonlardan öldüğü bilinmektedir.İshalli hastalıkları kontrol programı,küçük çocuklarda ishali önlemek için anne sütünün gerekliliğinin uzun süredir bilincindedir.Son yıllarda, anne sütü ile beslenmenin ishalin tedavisinde, dehidratasyonu önlemede ve iyileşmeyi hızlandırmada da önemli olduğu açıklığa kavuşmuştur.Araştırmacılar sıcak ülkelerde bile ilk altı ayda bebeklerin su dahil hiçbir ek besine gereksinimlerinin olmadığını göstermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne sütünün en önemli özelliği,şüphesiz yaşayan sıvı özelliği göstermesidir.İçeriği sabit olmayıp o annenin çocuğunun yaşına,fizyolojik durumuna uygun bir değişim gösterir.Besin maddelerini uygun miktar ve nitelikte içermesinin yanı sıra süt çocuğunu enfeksiyonlardan koruyan immünglobülinleri,hücreleri ve faktörleri içermesi ile tek fizyolojik bebek besleyicisi olma özelliğindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne sütü ile beslenen bebeklerde ileri yaşlarda alerji,kanser,multiple skleroz,ateroskleroz&lt;br /&gt;vb.hastalıklar ile,alkolizm gibi süregen sorunlara daha nadir rastlanmaktadır.Emziren kadınlarda da meme kanseri,yumurtalık kanseri,osteoporoz ve anemi daha az görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF,her bebeğin doğumdan itibaren 6 aylığa kadar yalnız anne sütü ile beslenmesini bundan sonrada ek besinlerle birlikte iki yaşına kadar emzirmenin sürdürülmesini önermektedirler.&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!--&lt;br /&gt;google_ad_client = "pub-0778265588053449";&lt;br /&gt;google_ad_width = 250;&lt;br /&gt;google_ad_height = 250;&lt;br /&gt;google_ad_format = "250x250_as";&lt;br /&gt;google_ad_type = "image";&lt;br /&gt;//2007-11-04: http://www.hekimce.com/, http://www.eserdag.com/, http://www.annesutu.net, cihan058&lt;br /&gt;google_ad_channel = "1638085964+8124000438+0677098354+3333769219";&lt;br /&gt;//--&gt;&lt;br /&gt;&lt;/script&gt;&lt;br /&gt;&lt;script type="text/javascript"&lt;br /&gt;  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-8940305748240497690?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/8940305748240497690'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/8940305748240497690'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/10/anne-stnn-nemi-anne-st-bebekler-iin-en.html' title='ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XZzM6ZeSI/AAAAAAAAAGI/sj2PNm_ayLU/s72-c/lizsophieonbreastW.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-401884046226555390</id><published>2007-10-28T10:13:00.001-07:00</published><updated>2007-11-22T11:39:22.082-08:00</updated><title type='text'>ANNE SÜTÜNÜN ÜSTÜNLÜKLERİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/RyTDOdgL9GI/AAAAAAAAAD4/qWRzVuqknwk/s1600-h/Docstethoscope.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/RyTDOdgL9GI/AAAAAAAAAD4/qWRzVuqknwk/s200/Docstethoscope.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5126436929059681378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; -İçeriği bebeği yaşına frizyolojik özelliklerine göre değişen en uygun besleyicidir.&lt;br /&gt;-Biyolojik fonksiyonları ve organ sistemlerin büyümesini düzenleyen büyüme faktörlerini içerir.&lt;br /&gt;-Bebeği enfeksiyonlardan koruyan faktörler içerir.&lt;br /&gt;-Her koşulda verilebilir.Kontaminasyon sorunu yoktur.&lt;br /&gt;-Allerjen değildir.&lt;br /&gt;-Anne sütü ile beslenme bebekte,diyabet,orta kulak iltihabı,diş çürükleri,atopik hastalıklar,malnütrisyon ve obesitenin gelişmesinin önlenmesinde önemli bir faktördür.&lt;br /&gt;-Ekonomiktir&lt;br /&gt;-Ayrıca hazırlama gerektirmez.Her zaman aynı ısıda mevcuttur.&lt;br /&gt;-Anne bebek arasındaki duygusal bağın gelişmesine yardımcıdır.&lt;br /&gt;-Annede meme kanseri görülme riski azdır.&lt;br /&gt;-Kontraseptif etkisi vardır.&lt;br /&gt;-Anne sütü alan bebeklerin ileriki yaşlarında IQ testlerinde aha başarılı oldukları gözlemlenmiştir&lt;br /&gt;-Anne sütü ile beslenen bebeklerin daha erken aylarda yürüdükleri gösterilmiştir.&lt;br /&gt;-Anne sütü alan bebeklerde kansızlık görülme riski daha azdır.&lt;br /&gt;-Anne sütü tamamı ile ve kolaylıkla sindirilir.&lt;br /&gt;-Anne sütü alan bebeklerde gaz sancısı ve kabızlık daha az görülür.&lt;br /&gt;-Anne sütü mekonyumun(bebeğin ilk kakası) daha kolay çıkarılmasını sağlar.&lt;br /&gt;-Anne sütü ile beslenen bebeklerin sosyal gelişimleri daha iyidir.&lt;br /&gt;-Anne sütü aşıların etkinliğini arttırır.&lt;br /&gt;-Anne sütü ile beslenen bebeklerin görme kusurlarının daha az olduğu tespit edilmiştir.&lt;br /&gt;-Anne sütü ile beslenen bebeklerde reflü görülme sıklığı daha azdır.&lt;br /&gt;-Bebeğin akciğer sağlığına ve olgunlaşmakta olan sinir sistemi gelişimine olumlu katkıda bulunur.&lt;br /&gt;-Özellikle prematüre,hasta yada problemli bebeklere maksimum fayda sağlar.&lt;br /&gt;-İçerdiği kalsiyum ve fosfor,bebeğin büyümesini ve kemik gelişimini hızlandırır.&lt;br /&gt;-Anne sütü doğal sakinleştircidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-401884046226555390?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/401884046226555390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/401884046226555390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/10/anne-stnn-stnlkleri-ierii-bebei-yana.html' title='ANNE SÜTÜNÜN ÜSTÜNLÜKLERİ'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/RyTDOdgL9GI/AAAAAAAAAD4/qWRzVuqknwk/s72-c/Docstethoscope.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-301873012164465767</id><published>2007-10-28T10:12:00.001-07:00</published><updated>2007-11-21T11:45:32.508-08:00</updated><title type='text'>ANNE SÜTÜNÜN ARTTIRILMASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/RyTDCNgL9FI/AAAAAAAAADw/raH5UnJc82U/s1600-h/photo1.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/RyTDCNgL9FI/AAAAAAAAADw/raH5UnJc82U/s200/photo1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5126436718606283858" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bazen annenin sütü azalır ve bunu arttırmaya gerek olabilir.Anne sütünün azalması,genellikle emzirme ile ilgili bir sorun bulunduğunda,bebeğin yeterli anne sütü alamadığı durumlarda olur.Anne sütünü arttırmak yada emzirmeyi yeniden başlatmak aynı ilkeye dayanır.Annenin başarması için çok iyi motive edilmiş ve destekleniyor olması çok önemlidir.&lt;br /&gt;Memenin uyarılması için annenin bebeğini sık emzirmesi gerekir.Bebek sık emzirilmezse,süt artmayacaktır.Sadece daha fazla yemek,annenin süt yapımını arttırmaz.Annenin beslenmesi önemli olduğu için yeterli enerji alımı açısından dikkat edilmelidir.Yemek ve sıcak içecekler annenin kendini daha güvenli hissetmesini sağlaması açısından önemlidir&lt;br /&gt;Birçok anne özellikle emzirme sırasında her zamankinden daha çok susadığını fark eder susuzluklarını gidermek için daha çok su içmelidirler.Ama ihtiyaçtan fazla sıvı almak&lt;br /&gt;süt miktarını arttırmaz.&lt;br /&gt;Birçok toplumda,anneler süt miktarını arttıran bazı maddeleri bilirler ve kullanırlar.Bunlar süt miktarını arttırdıklarına inandıkları,bazı özel yiyecekler,içecekler veya bitkilerdir.Bu maddeler ilaç gibi etki etmezler ama annenin güvenli ve rahat hissetmesini sağlamaları açısından önemlidirler.&lt;br /&gt;Süt yapımının arttırılması için bebeğin günde en az sekiz kez ve doğru teknik ile emzirilmesi gerekmektedir.Her emzirmede,bebeğin memede daha uzun kalmasına izin verilmelidir.Anne bebeği yanında tutmalı ve geceleri de emzirmelidir.Çünkü bazı bebekler uykulu iken daha rahat emzirilirler.Diğer besinler bebeğe,biberonla verilmemelidir.(su vb) Yalancı meme kullanılmamalıdır.Biberon ve yalancı meme,bebeğin anne memesini tutmasını güçleştirebilir.Bebek süt gelmeyen memeden emmeyi reddediyorsa,meme emerken bebeğe ağzının kenarından damlalıkla süt verilerek memede kalması sağlanmalıdır. Anne sütünün arttırılması için annenin sabretmesi ve çaba göstermesi çok önemlidir.Anne sütünün artması için gereken süre çok değişkendir.Eğer bebek anneyi sürekli emerse ve diğer ek gıdalar biberon yerine damlalıkla verilmeye devam edilirse sütün arttırılması birkaç gün içinde gerçekleşir.Anne bebeğini düzenli olarak emzirmeli emziremediği durumlarda mutlaka sütünü düzenli olarak üç saatte bir sağmalıdır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-301873012164465767?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/301873012164465767'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/301873012164465767'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/10/anne-stnn-arttirilmasi-bazen-annenin-st.html' title='ANNE SÜTÜNÜN ARTTIRILMASI'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/RyTDCNgL9FI/AAAAAAAAADw/raH5UnJc82U/s72-c/photo1.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-2543733121237756123</id><published>2007-10-28T10:10:00.000-07:00</published><updated>2008-07-27T11:53:16.962-07:00</updated><title type='text'>ANNE SÜTÜNÜN SAĞILMASI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SIzEFenxhYI/AAAAAAAAAWk/WeHfapXg76c/s1600-h/cihazlar+komple+2.bmp"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SIzEFenxhYI/AAAAAAAAAWk/WeHfapXg76c/s400/cihazlar+komple+2.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5227768865868580226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annenin sütünün kesilmemesi ve emzirmenin devamı için süt sağılması önemlidir.Şu durumlarda sütün sağılması gereklidir.&lt;br /&gt;-Tıkalı memeyi rahatlatmakta&lt;br /&gt;-Kanal tıkanıklığını yada süt birikmesini tedavi etmekte &lt;br /&gt;-Meme uçları çökük olan annelerin,emzirmeden hemen önce meme uçlarını dışarı çıkarmak için&lt;br /&gt;-Emmeyi düzenlemekte zorluk çeken bir bebeği beslemekte&lt;br /&gt;-Memeyi reddeden bir bebeği emmeyi öğrenene kadar beslemekte&lt;br /&gt;-Bebek annesin ememeyecek kadar prematüre doğmuş ise &lt;br /&gt;-Bebek hasta yada hastanede yatıyor ise&lt;br /&gt;-Sütün fazla kalanını buzlukta saklamak için&lt;br /&gt;-Anne çalışmaya başladı ise bebeğine süt bırakmak için&lt;br /&gt;-Anne bebeğinden uzakta iken süt akmasını önlemek için&lt;br /&gt;-Bebeğin çok dolu ve gergin memeyi almasını kolaylaştırmak için&lt;br /&gt;-Meme ucu ve çevresini kurutmak ve yara olmadan korumak için&lt;br /&gt;-Annenin kullandığı mutlak bir ilaç varsa,bu ilaç süte geçip bebeğe zararlı olacaksa,annenin tedavisi bitene kadar sütü sağıp sütün kesilmesini önlemek için&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-2543733121237756123?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/2543733121237756123'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/2543733121237756123'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/10/anne-stnn-sailmasi-annenin-stnn.html' title='ANNE SÜTÜNÜN SAĞILMASI'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SIzEFenxhYI/AAAAAAAAAWk/WeHfapXg76c/s72-c/cihazlar+komple+2.bmp' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-8536182479120142468</id><published>2007-10-28T10:09:00.000-07:00</published><updated>2007-11-21T11:49:34.722-08:00</updated><title type='text'>ANNE SÜTÜNÜN YAPIMI VE SALIMI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/RyTCetgL9DI/AAAAAAAAADg/BRYVAUbQFx8/s1600-h/lizsophieonbreastW.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/RyTCetgL9DI/AAAAAAAAADg/BRYVAUbQFx8/s200/lizsophieonbreastW.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5126436108720927794" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt yapımı için gerekli hormon olan prolaktin,bebeğin emme aşaması ile birlikte hipofiz ön lobundan salgılanarak kana karışır ve süt yapımını sağlar.Yani bebek ne kadar fazla emerse bir sonraki emzirmede o kadar fazla süt yapılmış olur.Hiçbir şey annenin yemesi,içmesi dinlenmesi dahil süt yapımını bebeğin memeyi emmesi kadar arttıramaz.Prolaktin geceleri daha çok yapılır.Bu hormon anneyi gevşeterek uykusunu getirir.Bu nedenle gece emzirmeleri hem süt yapımını arttırır hem de anne gece emzirse bile iyi dinlenir.&lt;br /&gt;Bebeğin o anda emmekte olduğu süt ise daha önceden yapılmış olan süt olup bebeğin emmeye başlaması ile birlikte hipofiz arka lobundan salgılanan oksitosinin kan yoluyla memeye gidip,daha önceden yapılmış olan sütün alveollerden(süt üreten hücreler) süt kanallarına oradan da süt havuzcuklarına akmasını sağlaması ile gelir.Oksitosin refleksi annenin duygu,düşünce ve algılamalarından etkilenmektedir.Annenin bebeğini görmesi,onunla birlikte olması,dokunması,sesini duyması oksitosin refleksini çalışmasıyla beraber sütün akmasına yardımcı olur.Öte yandan bebeğinden ayrı kalmak,ağrı,endişe,üzüntü ve sütün yetmediğini düşünmek gibi olumsuz duygular bu refleksi baskılayıp sütün akmasını engeller.Bebek bir memeden emmeyi keserse o memede süt yapımı durur.Bebek bir memeden fazla emerse o meme daha fazla süt yapar ve öbüründen daha büyük olur.Annenin yeterli süt yapabilmesi için bebeğin sürekli anneyle birlikte olması,yeterli sıklıkta ve doğru emzirilmesi gerekir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-8536182479120142468?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/8536182479120142468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/8536182479120142468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/10/anne-stnn-yapimi-ve-salimi-st-yapm-iin.html' title='ANNE SÜTÜNÜN YAPIMI VE SALIMI'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/RyTCetgL9DI/AAAAAAAAADg/BRYVAUbQFx8/s72-c/lizsophieonbreastW.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-6429246512322919935</id><published>2007-10-28T10:07:00.002-07:00</published><updated>2008-06-29T04:20:25.339-07:00</updated><title type='text'>ANNE SÜTÜNÜN SAKLANMASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SGdv6lWELAI/AAAAAAAAARQ/Ko2YD_MNd5c/s1600-h/ads%C4%B1z.bmp"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SGdv6lWELAI/AAAAAAAAARQ/Ko2YD_MNd5c/s400/ads%C4%B1z.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217261745579764738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Sağılan sütleri koymak için steril süt saklama poşetleri hem çok ideal hem de güvenilirdir.&lt;br /&gt;Sağılan sütler 24 saat içinde kullanılacaksa dondurmaya gerek yoktur.Sağılmış anne sütü 15 derecede 24 saat 19-22 derecede 10 saat,25 derecede 6 saat saklanabilir.Daima sıfır derecede çalışan dondurucuda 6 ay saklanabilir.Dondurulan sütler bebeğe verilmeden önce buzluktan çıkarılıp en az 12 saat buzdolabının içinde tamamen çözdürülür.Sonrasında bebeğe kullanılacak olan miktar kadarı biberona boşaltılmalı,kalan süt buzdolabında saklanmalı kesinlikle çözülmüş süt tekrar dondurulmamalıdır.Çözülen sütü buzdolabının içinde 24 saat muhafaza edebilirsiniz.Anne sütü bebeğe verilmeden önce biberon mutlaka sıcak su dolu bir kabın içinde ılıtılıp bebeğe verilmelidir.(benmari usulü)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-6429246512322919935?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/6429246512322919935'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/6429246512322919935'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/10/anne-stnn-saklanmasi-salan-stleri.html' title='ANNE SÜTÜNÜN SAKLANMASI'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/SGdv6lWELAI/AAAAAAAAARQ/Ko2YD_MNd5c/s72-c/ads%C4%B1z.bmp' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-7499834963859541474</id><published>2007-10-28T10:07:00.001-07:00</published><updated>2007-11-22T11:46:47.849-08:00</updated><title type='text'>YAPAY BESLENMENİN (MAMA) SAKINCALARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XcmM6ZeXI/AAAAAAAAAGw/tZIRzVHUmgw/s1600-h/mamalar.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XcmM6ZeXI/AAAAAAAAAGw/tZIRzVHUmgw/s320/mamalar.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5135753498945223026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne sütünün enfeksiyonlara karşı koruyucu özelliği hem gelişmekte hem de gelişmiş ülkeler için çok önemlidir.Dünyada yapılan pek çok çalışma göstermiştir ki; anne sütü ile beslenen bebeklerde,enfeksiyondan ölüm riski daha azdır.Almanya da yapılan bir başka çalışmada da anne sütü alan bebeklerde mama ile beslenen bebeklere oranla ileri yaşlardaki şişmanlık oranlarının daha düşük görüldüğü tespit edilmiştir.Anne sütünün içinde bebeğin beyin gelişiminde rol oynayan maddelerin daha fazla olması ve emzirme sırasındaki anne ve bebek arsındaki fiziksel ve ruhsal yakınlaşmanın daha yoğun yaşanması nedeni ile bu bebeklerin ileriki yaşlarında IQ seviyelerinde ciddi anlamda farklılık olduğu saptanmıştır.Bebeği mama ile beslemenin maliyeti de çok yüksek olduğu gibi mama hazırlamak için harcanan ekstra zaman ve kullanılan malzemelerin dezenfeksiyonu da son derece yorucudur.Özet olarak 20.yy halen anne sütüne eşdeğer bir mama üretilememiştir.&lt;br /&gt;Mama ile beslenmenin sakıncaları:&lt;br /&gt;-İshal,solunum yolu hastalıkları ve orta kulak iltihabı daha sık görülür.&lt;br /&gt;-Gaz sancısı daha sık görülür.Özellikle inek sütü allerjisi varlığında bu bulgular daha abartılı seyredebilir.&lt;br /&gt;-Allerjik sorunlar daha erken dönemde ortaya çıkar.&lt;br /&gt;-Mide boşalma süreleri daha uzun olduğu için daha fazla kusarlar.&lt;br /&gt;-Normal konsantrasyonda hazırlanmayan mamalar bebeklerin ya çok şişman yada zayıf olmalarına neden olabilir.&lt;br /&gt;-Uzun süre biberon kullanımı bebeğin ağız çene sağlığını bozabilir.&lt;br /&gt;-Biberon deliklerinin çok küçük olması bebeğin gereğinden fazla efor sarf edip kilo kaybına,daha büyük olması da bebeğin mamayı emerken aspire etmesine(akciğerlerine kaçmasına) neden olabilir.&lt;br /&gt;-Mama ile beslenen bebeklerde inatçı ishal görülebilir.Bazı ülkelerde inatçı ishalin tedavisi için annenin sütünün yeniden gelmesi relaktasyon programları uygulanmaktadır.&lt;br /&gt;-Bebek ölüm oranları daha yüksektir.&lt;br /&gt;-Mama ile beslenen bebelerde ileriki yaşlarda kronik hastalıkların görülme oranı daha yüksektir.&lt;br /&gt;-Kansızlık,over ve meme ca görülme olasılığı daha yüksektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mama ile beslenme doğal olarak biberon kullanımını da beraberinde getirir.Biberonla beslemede yapılan en büyük yanlış bebeğin başını fazla yükseltmeden yatarak beslemedir.Bu fiziksel teması önlediği gibi bebekte de otit oluşumuna neden olur.Ayrıca biberonların temizliği de çok önemlidir.İyi temizlenmez steril edilmezse kontaminasyon açısından uygun bir ortam oluşur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-7499834963859541474?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/7499834963859541474'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/7499834963859541474'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/10/yapay-beslenmenin-mama-sakincalari-anne.html' title='YAPAY BESLENMENİN (MAMA) SAKINCALARI'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XcmM6ZeXI/AAAAAAAAAGw/tZIRzVHUmgw/s72-c/mamalar.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-1001391551068400591</id><published>2007-10-28T10:03:00.001-07:00</published><updated>2007-11-22T11:47:59.924-08:00</updated><title type='text'>MEME TEMİZLİĞİ VE BAKIMI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/RyTBMtgL9BI/AAAAAAAAADQ/Z2VVrYqxnw0/s1600-h/purSmall.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/RyTBMtgL9BI/AAAAAAAAADQ/Z2VVrYqxnw0/s320/purSmall.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5126434699971654674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Daha önceleri hastanelerden anneler taburcu olurken verilen eğitimlerde annelere meme başlarını sabunlu bezle silmeleri sonrada durulamaları önerilirdi.Geçmişteki bu yanlış hastane uygulamaları yerini farklı uygulamaya bırakmıştır.Bunun nedeni meme ucu ve çevresi sabunlu su ile silindiğinde cilt pH sının bozulması,meme ucunun aşırı kuruması,çatlaması ve meme tarafından montgomeri bezlerinin saldığı kokunun silerek yok edilmesi ve bu nedenle bebeğin memeyi reddetmesi sayılabilir.Bunun yerine anne, memesinden sıkılan bir miktar süt meme ucuna ve çevresine sürerek meme temizliği yapılabilir.Başka bir silme yada temizleme işlemine gerek yoktur.Meme bakımında, meme ucu çatlak ve yaralarının oluşumunu önlemek için gebeliğin sekizinci ayından sonra düzenli olarak meme başlarına sürülen lanaolin içerikli katkısız saf kremlerin kullanımı da faydalı olabilmektedir.(PureLan 100krem)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-1001391551068400591?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/1001391551068400591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/1001391551068400591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/10/meme-temizlii-ve-bakimi-daha-nceleri.html' title='MEME TEMİZLİĞİ VE BAKIMI'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/RyTBMtgL9BI/AAAAAAAAADQ/Z2VVrYqxnw0/s72-c/purSmall.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8518162495802969471.post-4407063980134164203</id><published>2007-10-28T10:00:00.001-07:00</published><updated>2008-01-24T11:50:26.904-08:00</updated><title type='text'>EMZİRME POZİSYONLARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XVYc6ZeRI/AAAAAAAAAGA/mCIrcS6Bcx8/s1600-h/E_%25C7apraz_besik.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XVYc6ZeRI/AAAAAAAAAGA/mCIrcS6Bcx8/s200/E_%25C7apraz_besik.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5135745566140627218" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Emzirmenin tek bir pozisyonu yoktur. &lt;br /&gt;Yaygın olarak dört pozisyon uygulanır. &lt;br /&gt;Anneler kendine uygun olan pozisyonu bulabilir.&lt;br /&gt;Bebeğin ilk günlerinde beşik pozisyonu önerilir. &lt;br /&gt;Pozisyonlar ile ilgili genel öneriler:&lt;br /&gt;*Anne oturur ve hafif arkasına eğik, arkaya yaslanmış olmalıdır. *Kol dayamak için bir desteğe ihtiyaç vardır. &lt;br /&gt;*Bebek anne koluna veya bir yastığa uzanmış olarak 45 derece eğimle anne memesine yaklaştırılmalıdır. &lt;br /&gt;*Bebeğin elleri serbest olmalıdır.&lt;br /&gt;*Anne işaret ve orta parmağıyla meme başını bebeğinin ağzına yöneltmelidir. &lt;br /&gt;*Bebek tam yatar pozisyonda olmamalıdır. &lt;br /&gt;*Bebeklerde görülen kulak iltihaplarının sebeplerinden bir tanesi hatalı pozisyonla emzirmedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8518162495802969471-4407063980134164203?l=saglikvemedikal.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/4407063980134164203'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8518162495802969471/posts/default/4407063980134164203'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikvemedikal.blogspot.com/2007/10/emzirme-pozisyonlari-emzirmenin-tek-bir.html' title='EMZİRME POZİSYONLARI'/><author><name>cihan yılmaz tamam</name><uri>https://profiles.google.com/104584760412616914648</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iIVhKkAJwk0/R0XVYc6ZeRI/AAAAAAAAAGA/mCIrcS6Bcx8/s72-c/E_%25C7apraz_besik.jpg' height='72' width='72'/></entry></feed>
